Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/1813 E. 2006/2612 K. 09.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1813
KARAR NO : 2006/2612
KARAR TARİHİ : 09.03.2006

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.8.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan herbirinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde
saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, maliki olduğu 347 parsel sayılı taşınmazda “.oğlu .” olarak geçen kaydının . oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hükmü davalı idare vekili temyize getirmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli görülmemiştir.Bu tür davalarda yukarıda da genel olarak belirtildiği gibi mülkiyet nakline yol açmamak için, tapudaki şahıs ile nüfustaki şahsın aynı kişi olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. Davacının ad,soyadı ve baba adının farklılığının nedeni toplanan deliller ile açıklığa kavuşmamıştır. Dava konusu taşınmazın tapulama tespitine dayanak vergi kaydı ve davacının babasına ait aile nüfus tablosu getirtilmeli, vergi kaydındaki malikler ve tapulama tespit tutanağının edinme sebebi bölümünde adı geçen şahıslar ile davacının irtibatı araştırılmalı,gerekir ise mahallinde yapılacak keşif ile; dava konusu taşınmazın davacıya ait olup olmadığı ve kimin tarafından tasarruf edildiği ve tapulama tutanağındaki doğum tarihi ile davacının doğum tarihi arasındaki farklılığın nedeni yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişiler aracılığıyla araştırılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı olduğu şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 9.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.