Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/13115 E. 2007/15099 K. 29.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13115
KARAR NO : 2007/15099
KARAR TARİHİ : 29.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)

Davacı … vekili tarafından, davalı … aleyhine 21.11.2002 günü verilen dilekçe ile katkı payı alacağı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Aile Mahkemesi sıfatıyla hüküm kurulması maddi hataya yönelik olduğu kabul edilerek işin esasına geçilerek dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı davalı karısı hakkında açtığı davada evlilik birliği içinde edinilen dava konusu 247 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 5 nolu bağımsız bölümünün birlikte alındığını ileri sürerek tapusunun iptalini, bu istem kabul edilmediği takdirde taşınmazın alımına katkı payının davalıdan tahsilini istemiştir.
Birleşen dava da ise, katkı payı istemi ile ilgili olarak fazlaya ilişkin saklı tutulan hak talep edilmiştir.
Yerel Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk hüküm Dairemizce özetle ” davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından bu konudaki temyiz itirazlarının reddine, ancak davacının ikinci kademede katkı payı nedeniyle tazminat istemine ilişkin olarak taraf delilleri toplanarak karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tarafların tanıkları dinlenmiş ve katkı payı oranının belirlenmesi için bilirkişi görüşüne başvurulmuştur. Hükme esas alınan hukukçu bilirkişi …’nin 29.01.2007 tarihli raporunda, tanıkların beyanları değerlendirilerek, dava konusu bağımsız bölümün 73.000.000 TL’ ye satın alındığı, peşinat 25.000.000 TL’nin ve bir yıllık taksitlerin davacı tarafından, davalının babasına banka yoluyla ile gönderilen paralarla ödendiği, davalı tarafından bozdurulan altınların bedeli ve davalının babasının katkıları ile de evin içinin tamamlandığı, davacı tarafından davalının babasının 16.09.1991 den 18.04.1994 tarihleri arasında gönderilen 83.000.000 TL’nin 19.000.000 TL’sinin davacı ile davalı ve çocuklarının ayrı kaldıkları bir yıl boyunca eş ve çocukların bakımı için gönderildiği kalanın ev ödemesi olduğu kabul edilmiş ve 11.705.72 YTL katkı payının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, davalının babası … hesabına 16.09.1991-18.04.1994 tarihleri arasında her ay belirli miktarda para göndermiştir. Dava konusu bağımsız bölümün tapuda satın alma tarihi 26.05.1994 olmakla beraber yüklenici tanık beyanında bu tarihten bir yıl öncesinde alım-satım konusunda pazarlık yapıldığı, davacı tarafından bir miktar peşinat ödendikten sonra kalan miktar için bir yıl süre ile her ay ödenecek şekilde senetler düzenlendiği ve ödemeler bittikten sonra da tapuda devir işlemleri yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının davalının babasının hesabına para gönderdiği dönem davacının olağanüstü hal bölgesinde görev yaptığı döneme denk düşmektedir. Davalının bu dönem içinde belli sürelerle babasının evinde çocuklarıyla kaldığı ve 24.07.1993 tarihinde de ikinci çocuğunu dünyaya getirdiği ve bununla da ilgili giderlerin olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dosyada mevcut delillerden davacının olağanüstü hal bölgesinde görev yaptığı süre içinde davalının çocuklarıyla beraber ne kadar süre ile baba evinde kaldığı konusunda netlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı ve davalı H.U.M.K.’nun 230-235 maddeleri arasında düzenlenen isticvap hükümleri gözetilerek çağrılıp açıklanan konudaki beyanları alınarak ayrı kalınan sürenin belirlenmesi gerekir. Ayrıca evlilik birliğinin kurulmasından sonra davacının polis memuru olarak çalıştığı davalının ise ev hanımı olduğu ve evin sorumluluğunu yüklendiği anlaşılmaktadır. Davacı kocanın çalışarak elde ettiği kazancını hane gelirine kattığı ve davalı kadının da kendi emek ve gücü ile ev işlerine katkı sağladığı açıktır. Davalının müşterek haneye bakımda ilgisizlik ve beceriksizliği ileri sürülmediğine, evlenme tarihinden itibaren geçen 13 yıllık müşterek hayatta haneyi dışladığına ilişkin bir tavrıda bildirilmediğine göre davaya konu taşınmazın alımında davalının belli oranda katkısı olduğu ve ziynetlerini satarakta bu katkıyı arttırdığı ve davalının babasının da emek ve para olarak evin alımı ve içinin yapımında kızına yardımcı olduğu anlaşılmaktadır.
Yerel Mahkemece taraflar isticvap edilerek yukarıda açıklanan hususlarla ilgili beyanları alındıktan sonra davalının dava konusu taşınmazın alımında ev hanımı olarak, ve ziynetlerini satarak ve babasının yardımlarını da katarak katkıda bulunduğu hususları gözetilerek, gerekse bilirkişi görüşüne başvurularak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması usül ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.11.2007 günü oybirliği ile karar verildi.