YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13074
KARAR NO : 2007/14902
KARAR TARİHİ : 26.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 24.9.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 18.4.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalılardan … Yapı Kooperatifi üyesi olduğunu, 10.9.1980 tarihinde yapılan kura çekimi sonucu 21 sıra 64 numaralı parselin adına tahsis edildiğini, kooperatifin 1985 yılından itibaren aidat ödentilerini kaldırdığını kendisine bildirdiğini, 2004 yılında taşınmazın bulunduğu … ilçesine dönüşünde kooperatifin tasfiye edildiğini öğrendiğini, bu arada adına tahsis edilen 64 numaralı parselin 634 parsel sayısını aldığını ve tapu kaydının davalı gerçek kişi … …’a tescil edildiğini, yolsuz tescilin iptali ile 634 parselin adına tescilini istemiştir.
Davalı kayıt maliki … iyiniyetli kişi olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kayıt yolsuz tescille oluşturulduğundan ve Türk Medeni Kanununun 712.maddesinde öngörülen 10 yıllık süre geçmediğinden söz edilerek dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalılardan … temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; 64 parsel sayısı ile kooperatifin 10.9.1980 tarihinde yaptığı tahsisin davacının vekili sıfatı ile hareket eden … tarafından ortaklığın devri suretiyle 17.4.1990 tarihinde …’e, bu kişinin 1.8.1991 tarihinde … ’e, bu şahsın da aynı yöntemle …’a devrettiği davalı …’nın daha sonra 634 parsel sayısını alan taşınmazı ortaklığın devri yöntemi ile 1.5.2000 tarihinde bu kişiden aldığı, 22.12.2000 tarihinde ferdileşme işlemi sonucu 634 parselin davalı … adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Görülüyor ki, ortaklığın ilk devredildiği 17.4.1990 tarihinden sonra aynı devir işlemine dayanılarak birden çok devir işlemi yapılmıştır. Gerçekten 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 8.maddesi hükmünce yönetim kurulu ortak olmak için müracaat edenin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırdıktan sonra taşımakta ise ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişileri yasanın 14.maddesindeki hüküm gereğince ortaklığa kabul etmek zorundadır. Ortaklığa kabul ise yönetim kurulu kararı ile yapılır. Yönetim kurulu karar defteri benzetmek gerekir ise, dışa karşı aleniyet sağlar ve sonradan ortaklığı devralacak kişiler bakımından bir bakıma tapu kütüğü hükmündedir. Sonradan ortaklığı devralarak kooperatife üye olmuş kişiler, iyiniyetli ise ortaklık işleminin korunması gerekir. Somut olayda, davalı … başlangıçtaki davacının ortaklık payını temlik yolu ile devralan 4.kişi olduğundan ve davacı davalı …’nın kötüniyetini iddia ve ispat edemediğinden davalının kooperatif ortaklığını devralarak mülkiyetini kazandığı taşınmazdaki hakkı korunmalıdır.
Mahkemece kötüniyeti iddia ve ispat olunamayan davalı … hakkındaki istemin de reddi yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek hakkındaki davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.