Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/11226 E. 2008/11684 K. 15.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11226
KARAR NO : 2008/11684
KARAR TARİHİ : 15.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.01.2006 gününde verilen dilekçe ile gayri menkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyize getirmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-11.06.2001 gün ve 1263 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesine konu edilen 412 ada 18 parsel sayılı “fındık bahçesi” vasfındaki 1951,21 m2 lik taşınmaz, … Belediye Başkanlığının 04.10.2006 günlü ve 156 sayılı yazılarından anlaşıldığı üzere; 3194 sayılı İmar Yasası kapsamında imar planı yapılmış bölgede yer almaktadır. Bu haliyle taşınmazda pay satışı mümkündür. Satış vaadi sözleşmesinde 412 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 100 m2 lik kısmının satışı vaad edilmiştir. Taşınmazdaki davalı payı 121/134’dür.
Mülkiyet hakkı, konusu olan taşınmaz üzerinde kapsamı açısından en geniş yetkileri veren ayni bir haktır. “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı Türk Medeni Kanununun 683. maddesi hükmü gereğince; Bir şeye maik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi
kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebilir.Birinci fıkrada mülkiyetin sağladığı en önemli üç unsur olan kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkileri sayılmaktadır.
Dava konusu taşınmazda da Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde öngörülen “paylı mülkiyet” hükümleri geçerlidir. Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde “paylı mülkiyetle birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir” hükmü yer almaktadır. Bu madde hükmüne göre paydaşlardan her biri kendi bölünmemiş ve taşınmazın tümüne yaygın payında malik gibi tasarruf etme yetkisine sahiptir.
Mahallinde yapılan keşif sonrası tanzim olunan teknik bilirkişinin 26.10.2006 günlü raporunda, taşınmazın alanı ve toplam pay durumlarına göre, satış vaadine konu edilen 100 m2’lik bölümünün davalı payına isabet eden oranı 7/134 olarak belirlenmiştir. O halde 7/134 payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen bilirkişi raporuna ek krokide “B” harfi ile gösterilen bölümün müstakil biçimde kullanılabileceği varsıyalarak Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde öngörülen paylı mülkiyet hükümlerine aykırı biçimde maddi olarak bölünmüş “B” harfi ile gösterilen 100 m2’lik bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 15.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.