YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10841
KARAR NO : 2022/24580
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
K A R A R
Hakaret suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2018 tarihli ve 2018/315 esas, 2018/436 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … Ağır Ceza Mahkemesinin 14/01/2019 tarihli ve 2018/2241 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23/06/2022 gün ve 2022/77642 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, istinaf veya temyiz kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09/07/2019 tarihli ve 2018/10316 esas, 2019/9721 karar sayılı ilamında yer alan “…Yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilmesinin ilk koşulu …kesinleşen hüküm bulunmasıdır.Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 gün, 2009/169-223 sayılı ve 29.06.2010 gün, 2010/11-70 esas 2010/159 karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları CMK.nın 309. maddesinin (a) bendi kapsamında, CMK.nın 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karardır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşen hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı anlaşıldığından, merciin itirazın reddi kararınında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir…” şeklindeki açıklamalar uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yargılamanın yenilenmesi konusu olamayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanığın katılan …’ya hitaben “a.na koyacağız, senin ananı avradını s.keceğiz, seni Perşembede barındırmayacağız” şeklinde söylediği sözler nedeniyle, … Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2018 tarihli kararı ile sanık hakkında basit tehdit suçundan beraatine, hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmesini müteakip, beraat kararı yönünden Cumhuriyet savcısı tarafından anılan kararın istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09/09/2020 tarihli ve 2020/97 esas, 2020/188 sayılı kararı ile sanığın katılana karşı söylemiş olduğu sözlerin bir bütün halinde birden fazla kişi ile tehdit suçunu oluşturmasına rağmen hakaret ve tehdit suçundan ayrı ayrı karar verildiği şeklinde gerekçe ile bozulmasına karar verildiği, bu kapsamda anılan bozma kararında da belirtildiği üzere sanığın üzerine atılı eylemin bir bütün halinde nitelikli tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının kararda tartışılmadan karar verildiği gözetilerek itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme: inceleme konusu somut olayda, sanığın söylediği iddia ve kabul edilen sözlerin, söylendiği bağlam içerisinde olayın gerçekleşme şekli de gözönüne alındığında, bir bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, merciince itirazın kabulüne karar verilmesi yerine reddedilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- … Ağır Ceza Mahkemesinin 14/01/2019 tarihli ve 2018/2241 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Hükümdeki hukuka aykırılık, sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi gereğince, sanığın eyleminin bir bütün halinde tehdit suçunu oluşturması nedeniyle hakaret suçundan ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, hükümdeki diğer hususların saklı tutulmasına,
3-Dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 06/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.