Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/10843 E. 2022/24586 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10843
KARAR NO : 2022/24586
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

K A R A R

Görevli memura mukavemet ve hakaret suçlarından sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 258/1, 266/1, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 1.800,00 yeni Türk lirası ve 600,00 yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 72. maddesi gereğince sanığın almış olduğu cezaların içtima ettirilerek 2.775,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2008 tarihli ve 2005/58 esas, 2008/36 sayılı kararının 14/04/2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 19/09/2011 tarihinde yeniden suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 95. maddesi uyarınca erteli 2.775,00 yeni Türk lirası adli para cezasının aynen infazına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2013 tarihli ve 2005/58 esas, 2008/36 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın, 01/06/2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda adli para cezalarının ertelenmesine dair hüküm yer almaması nedeniyle erteli para cezalarının aynen infazına da karar verilmeyeceğinden bahisle kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 27/11/2013 tarihli ve 2013/1462 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23/06/2022 gün ve 2022/85915 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Sanığın inceleme konusu … Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2008 tarihli ve 2005/58 esas, 2008/36 sayılı kararının diğer dosyalarda tekerrüre esas alınmamasına yönelik talebinin, bu kararı tekerrüre esas alan mahkemelerce değerlendirilebileceği gözetilerek yapılan incelemede,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2011 tarihli ve 2011/-8-183 esas, 2011/304 karar sayılı ilamında da; “…kesinleşmiş olmak koşuluyla hükmolunan cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesi durumunda, 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesine göre, sanığın hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde önceki verilen ceza türünden, bir cezaya ya da hapis cezasına mahkûm olması halinde, aynen infazına karar verilmesi gerekmektedir…Aynen infaz kararının hangi Yasa hükümleri uyarınca verilmesi gerektiği konusunun değerlendirmesine gelince; 5237 sayılı TCY’nın 51. maddesinde, yalnızca özgürlüğü bağlayıcı cezaların ertelenebileceği öngörülmüştür. Bu nedenle, erteli cezanın 51/7. maddesi uyarınca çektirilmesine karar verilebilmesi, ancak erteli cezanın da özgürlüğü bağlayıcı cezaya ilişkin olması halinde olanaklıdır. Kaldı ki somut olayda, sanığın önceki cezasının 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olduğu nazara alındığında, aynen infaz kararının karma uygulama olmaması açısından 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesi uyarınca verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, yerel mahkemece sanığın erteli mahkumiyetinin aynen infazına karar verilmesi isabetli ise de; 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesi yerine, 5237 sayılı TCY’nın 51/7. maddesi uyarınca aynen infaz kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” şeklinde belirtildiği üzere, sanığın önceki cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olduğu ve denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 95/2. maddesi uyarınca erteli para cezasının aynen infazına karar verildiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, karma uygulamaya yol açacak şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre adli para cezalarının ertelenemeyeceğinden söz edilerek itirazın kabulü ile erteli para cezasının aynen infazına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
Erteli cezanın aynen infazı 765 sayılı TCY’nın 95. maddesinin ikinci fıkrasında; “…Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur”,
5237 sayılı TCY’nın 51. maddesinin yedinci fıkrasında ise; “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir” şeklinde düzenlenmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın önceki kesinleşen cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olduğu ve denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 95/2. maddesi uyarınca erteli para cezasının aynen infazına karar verildiği gözetilmeden, merciince itirazın reddi yerine, karma uygulamaya yol açacak şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre adli para cezalarının ertelenemeyeceğinden söz edilerek itirazın kabulü ile erteli para cezasının aynen infazına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesi hukuka uygun görülmemiştir.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- … Ağır Ceza Mahkemesinin 27/11/2013 tarihli ve 2013/1462 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- CMK’nın 309. maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 06/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.