YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8918
KARAR NO : 2007/8971
KARAR TARİHİ : 09.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda mahkemece verilen 11.10.2006 tarihli kararın davalı ve davacılar Döndü ve arkadaşları vekillerinin süresinde temyiz etmeleri sonucu dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Birleştirilen 2006/1 Esasta kayıtlı dava … tarafından … oğlu … mirasçıları adına dokuz ayrı parseldeki davalının 1/4 payının 20.04.1965 tarihli taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı kayıt iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2004/82 sayılı birleştirilen dava … oğlu … mirasçıları tarafından … hasım gösterilerek 24 sayılı istimlak parselinde zilyetliğin tespiti ve kamulaştırma parasının tahsili istemleriyle açılmıştır.
2006/153 sayılı birleştirilen davada … oğlu … mirasçıları 20.04.1965 tarihli satış vaadi sözleşmesindeki imzanın murise ait olmadığını, imzanın sahte oluşu nedeniyle sözleşmenin iptalini istemiştir.
Birleştirilen 2006/214 sayılı davada ise, davacılar …, … ve … … oğlu … mirasçılarını davalı göstererek 47 numaralı istimlak parselinde zilyetliğin tespitini ve kamulaştırma parasının kendilerine verilmesini talep ve dava etmiştir. Karşı davada ise 47 numaralı istimlak parselinin mülkiyetinin davalıların tapulu malı olduğunun tespiti ile depo edilen istimlak bedelinin tahsili istenmiştir.
Mahkemece 2006/1 Esasta kayıtlı … oğlu … tarafından açılan davanın kabulüne, birleşen 2006/153 sayılı senet iptal davasının reddine,
2004/82 sayılı esasta kayıtlı davanın reddine, 2006/214 esasta kayıtlı davanın kabulüne, bu davadaki karşı davanın reddine, karar verilmiştir.
Hükmü davacılar ve karşı davalılar … oğlu … mirasçıları temyiz etmiştir.
HUMK.nun 45. maddesi hükmünce aynı mahkemede görülmekte olan davaların aralarındaki bağlantı nedeniyle davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilmesi olanaklıdır. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilen hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında bağlantı var kabul edilir. Yasanın birleştirmeye ilişkin 45. maddesinde güdülen amaç aynı taraflar arasında ve birbiri ile ilişkili davalarda farklı sonuca ulaşmanın önüne geçmektir. Fakat yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için sonradan birleştirilen davaların ayrılmasına yasanın 46. maddesi olanak sağlamaktadır.
Somut olaya gelince; birleştirilen 2006/1 esasta kayıtlı davada 20.04.1965 tarihli taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanılarak davalılar miras bırakanı adına tapuda kayıtlı dokuz ayrı parseldeki 1/4 payın iptal ve tescili, bu dava ile birleştirilen 2006/153 esastaki davada ise dayanılan satış vaadi sözleşmesinin imzada sahtelik nedeniyle iptali dava edilmiştir.
Birleştirilen diğer dosyalar ile açılan karşılık dava ise birbiriyle bağlantısız 24 ve 47 istimlak parselini alan taşınmazlardaki zilyetliğin tespiti ve kamulaştırma bedellerinin tahsiline ilişkindir. Görülüyor ki, zilyetliğin tespitine ilişkin davalarla gerek satış vaadi sözleşmesine dayalı davanın ve gerekse satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin davanın yek değeri ile HUMK.nun 45. maddesinin anladığı anlamda bir ilişkisi yoktur. Davaların açılmasına neden olan hadise aynı sebepten doğmamıştır. Mahkemece açıklanan durumun göz ardı edilmesi suretiyle davaların birleştirilmiş olması yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesinin önüne geçmiş, incelemeyi karmaşık hale getirmiştir.
O halde mahkemece HUMK.nun 46. maddesi hükmü gözetilerek yargılamada … bir sonuca ulaşabilmek için birleştirilen davalar tefrik edilmeli, ayrı ayrı esaslara kaydedilmelidir. Özellikle, 2006/153 esasta kayıtlı senet iptal davası sonucu diğer davaları etkileyeceğinden senet iptali davası sonucu beklenmeli, inceleme ve araştırma her dosya bakımından ayrı ayrı yapılarak yargılama kargaşadan kurtarılmalıdır. Değinilen husus göz ardı edilerek bekletici mesele sayılması gereken davanın birleştirilmesi suretiyle yargılama iyi bir şekilde yönetilmeden istemin yazılı olduğu biçimde hükme bağlanması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre … oğlu … mirasçılarının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 09.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.