YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2012
KARAR NO : 2007/3179
KARAR TARİHİ : 26.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.5.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; noksan kalan 99.275.000 YTL. sının sözleşme tarihi olan 30.6.1995 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı tarafından Mahkeme veznesine depo edilmesine karar kesinleştikten sonra bu bedelin davalıya ödenmesine, bu şekli ile davacının davasının kabulüne dair verilen 21.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararı doğrultusunda işlem yapılarak dava kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Davacının dayandığı 30.6.1995 tarihli satış vaadi sözleşmesinin temelini 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Hakkındaki Kanun oluşturmaktadır. Kısaca, davacıya imar affı hakkındaki yasa hükümlerince tahsis yapılmış, satış vaadi sözleşmesi yapılan tahsis işleminden sonra düzenlenmiştir. Gerçekten, orta yerde tahsis işlemi varsa 2981 sayılı Yasanın 3. maddesinde sayılan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca belirlenmiş ve belirlenecek yerlerdeki tahsis geçersizdir. Ancak, Dairemiz bozma kararında tahsis değil, doğrudan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi değerlendirilmiş ve önceki karar Dairemize ait 23.3.2006 tarihli ilamın 2.bendinde yazılan nedenlerle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğundan yararına bozma yapılan taraf bakımından usulü kazanılmış hak meydana gelir. Bundan sonra istisnalar dışında kazanılmış hakkın ihlali söz konusu edilemez. Ancak;
Bozmadan sonra yapılan yargılama aşamasında 30.6.1995 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinde kararlaştırılan 108 milyon 300 bin lira satış bedelinden 9 milyon 25 bin liranın ödendiği, kalan kısmın ödenmediği saptanmış, mahkemece ödenmeyen 99 milyon 275 bin liraya sözleşme tarihinden yasal faiz yürütülmek suretiyle dava kabul edilmiştir.
Dava 2.5.2005 tarihinde açılmıştır. Az yukarıda sözü edildiği üzere taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin temeli 2981 sayılı İmar Affı Kanununa göre yapılan tahsistir. Anılan Yasanın 13/b maddesince tahsis edilen arsa bedelinin 2942 sayılı Kanun veya 3016 sayılı Kanuna göre hesaplanması gerekir. Bu nedenle ödenmeyen satış bedeli 99.27.500 TL’nin dava tarihi olan 2.5.2005 tarihine göre sözü edilen yasalara kıyasen bilirkişiye hesaplattırılmalı, bu bedel davacıya, davalı …’ye ödenmek üzere depo ettirilip istemin birlikte ifa kuralı doğrultusunda hüküm altına alınması gerekir. Davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 26.3.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.