YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8309
KARAR NO : 2007/9233
KARAR TARİHİ : 11.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.3.2007 gününde verilen dilekçe ile yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 8.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 301 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü düzeltilmesi istemiyle köy tüzel kişiliği ve Maliye Hazinesi davalı gösterilmek suretiyle açılmıştır.
Mahkemece, davacının istemi, tapulama sırasında mera olarak sınırlandırılan 294 parselden bir kısmının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iptal ve tescile yönelik olarak değerlendirilmek suretiyle on yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
HUMK.nun 179.maddesi hükmünce dava dilekçesine açık bir şekilde dava konusu ve iddiaya dayanak olan bütün vakıaların yazılması gerekir. Şayet dava dilekçesi açık değil ise hakimin yasanın 75. maddesinden yararlanılarak müphem ve mütenakız görülen iddia ve sebepler hakkında ilgili taraftan açıklama isteme yetkisi vardır. Diğer taraftan kanunun saydığı istisnalar dışında hakim her iki taraftan birinin söylemediği bir hususu nazara alamaz.
Somut olaya gelince;
Dava dilekçesine bakılırsa, davadaki istem 5520 sayılı kanunla değişik Tapu Kanununun 31.maddesi uyarınca tapu kaydındaki yüzölçümü miktarının düzeltilmesine ilişkindir. Böyle bir davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde hükme bağlanan on yıllık hak düşürücü süreyle ilintisi olmadığı tartışmasızdır. Diğer yandan, 08.05.2007 günlü oturum tutanağına geçirilen sözlerden mahkeme karar gerekçesinde yazıldığı üzere davacının köy merası olarak sınırlandırılan 294 parselden bir bölümün adına tescilini talep ettiğini kabul etme olanağı yoktur. Kaldı ki, ileride kendilerini bağlayacak mahkeme önündeki taraf beyanlarının HUMK.nun 151.maddesince ilgilisine okunarak imzalattırılması gerekir. Bütün bunlara rağmen, mahkemenin davayı vasıflandırmasında yinede kuşkusu varsa bu eksiklik taraflara açıklatılarak giderilebilir.
Mahkemenin yukarıdan beri yazılan hususlar üzerinde durmadan davayı tapulu taşınmazda kayıt iptal ve tescil davası olarak kabul ederek yazılı bazı nedenlerle reddi doğru olmadığından, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.