YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9746
KARAR NO : 2022/12406
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu, icra mahkemesine başvurusunda; meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunarak haczin kaldırılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince; şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği, işbu karara karşı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce; taşınmaz üzerinde şikayete konu haciz tarihinden önce zorunlu olmayan ipotek tesis edildiği, ipoteğe konu borcun ödenmediği gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK’nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir(Dairemizin 30/09/2013 tarih ve 2013/22091 E.-30456 K. sayılı kararı).
Somut olayda, şikayet dilekçesi ve ekleri incelendiğinde taşınmaz kaydına 16/06/2017 tarih ve 15483 yevmiye no ile işlenen ihtiyati haczin şikayete konu edildiği,16/06/2017 tarihli ihtiyati haczin kesinleştiği tarih itibariyle İİK’nun 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, ihtiyati haczin kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıllık sürede satış talep edilmediğinden (davalı alacaklının 26/04/2018 tarihli talebi, satış talebi olarak kabul edilse dahi satış masrafının 01/10/2018 tarihinde yatırıldığı görüldüğünden) taşınmaz üzerindeki işbu haczin şikayet tarihi olan 11/10/2018 tarihinden önce düştüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmamaktadır.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına hükmolunması ve Bölge Adliye Mahkemesince de ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak farklı bir gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 80,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 28.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.