YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5550
KARAR NO : 2022/19796
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : …,…
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık
2012 takvim yılından kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin, 2011 ve 2013 takvim yıllarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Sanık hakkında “2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında Vergi Usul Kanununa aykırılık” suçlarından açılan kamu davalarında; sanığın savunmasında, suça konu faturaları düzenleyen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, faturaların gerçek ticari alışveriş karşılığında düzenlendiğini, sahte fatura düzenlemediğini beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
2) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıklarının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulması,
3) Mahkumiyet hükümleri yönünden kabule göre de;
a) Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2015 tarihli ve 2015/4341 Esas sayılı iddianamesi ile dava şartı olan mütalaaya uygun olarak 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açıldığı, “sahte fatura kullanma” ve “sahte fatura düzenleme” suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden, hükmün gerekçe kısmında bazı bölümlerde “sahte fatura kullanma” bazı bölümlerinde “sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” şeklinde belirtildikten sonra hüküm kısmında “sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” denilerek hükümler kurulması suretiyle hükmün karıştırılması,
b) Aynı takvim yılı içerisinde birden fazla sahte fatura düzenleme eylemlerinde TCK’nin 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini, yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Beraat hükmü yönünden suçun sübutu halinde ve mahkumiyet hükümleri yönünden;
Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, mahkumiyet hükümleri yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yz.İşl.Md. Y.
…