YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1421
KARAR NO : 2006/3290
KARAR TARİHİ : 23.03.2006
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.6.2003 gününde verilen dilekçe ile mer’a savına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 4.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava mera savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yerel mahkemece 25.3.2004 tarihinde davacı Hazinenin davası kabul edilmiş, söz konusu karar davalı vekili tarafından temyiz edilerek Dairemize gelmiş Dairemizce “… yerel mahkeme hükmünün verildiği tarihten sonra yürürlüğe giren Mer’a Yasasının geçici 3. maddesinin somut olaya uygulama yerinin bulunduğu anlaşıldığından, değişen son yasal düzenlemeye göre yerel mahkemesince yeni bir karar verilmesi gerekli hale geldiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle yerel mahkemenin kararı bozulmuştur.
Mahkeme bozmaya uymuş 4.10.2005 günlü kararında davacı Hazinenin davasını reddetmiş, davalı tarafça yapılan 20 YTL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine ve davalı vekili yararına hesaplanan 350 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 11.6.2003 tarihinde açılmıştır. Ancak 7.6.2004 tarih ve 5178 sayılı Yasa ile 4342 sayılı Mer’a Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. madde ile de; “ Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mer’a olarak kullanımı teknik olarak mümkün olmayan yerlerin tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak ilgili Belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz olarak tescilleri aynen ibka edilir. Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek veya tüzel kişilere tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin açılan
davalardan, … ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden taşınmazların halen maliki olan kişilerce Hazineye bedelinin ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Evvelce açılan davalarda Hazine lehine kesinleşen kararlara konu taşınmazların tapuları aynı esaslara göre önceki maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir.” hükmü getirilmiştir. Buna göre davanın açıldığı tarihte Hazinenin tapu iptali tescil isteme davasını açma hakkının varlığı açıktır. 7.6.2004 tarih ve 5178 sayılı yasa ile yapılan değişiklik ve eklenen geçici 3. madde ile somut olayda davanın reddi gerekmiş ise de; davanın açıldığı tarih itibariyle söz konusu değişiklik ve geçici 3. maddenin yürürlükte olmaması nazarı dikkate alındığında davası reddedilen davacı Hazine aleyhine mahkeme masrafları ve ücreti vekalete hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bent uyarınca hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 23.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.