YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11939
KARAR NO : 2006/1656
KARAR TARİHİ : 21.02.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.11.200 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi kal ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi ve kal isteğinin reddine, tazminat isteğinin kısmen kabulüne dair verilen 21.4.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı, 22 parsel sayılı taşınmaza gecekondu yaparak müdahalede bulunan davalının elatmasının önlenmesini, tecavüzlü binanın kal’ini ve haksız işgal edilen 1.1.2003-31.6.2004 tarihleri arasındaki dönem içinde 1.320.000.000.TL ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; meni müdahale ve tahliye isteminin reddine tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif ve bilirkişinin 22.3.2005 günlü raporundan davalının kullanımında bulunan binanın davacı taşınmazına tecavüzlü olduğu sabit olduğu halde, “davacının, meni müdahale ve tahliye kararlarına rağmen taşınmazı işgalcilerinden arındırmadığı ve işgal tazminatı aldığı bu nedenle de kal yoluyla elatmanın önlenmesi isteminde sonucu itibarıyla hukuki yarar bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Ne var ki; TMK’nun 683.maddesi, ‘Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açılabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava
edebilir.’ hükmünü içermekte olup davalı, davacının mülkiyet hakkından doğan bu yetkilerini kullanmasını bertaraf edebilecek yasal dayanağı olan bir kanıt sunmadığından elatmanın önlenmesine ilişkin istemin de hüküm altına alınması gerekirken yasal dayanağı olamayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Hüküm bu nedenle davacı yararına bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.2.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.