YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8862
KARAR NO : 2022/9610
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.06.2021 tarih ve 2019/6 E. – 2021/500 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan 28/12/2011 tarihli protokol gereğince davalıların müvekkiline 5 taksitte toplam 125.000,00 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin 09/03/2012 tarihi itibariyle sözleşmeden doğan bakiye 40.200,00 TL alacağını tahsil için başlattığı icra takibine davalıların itiraz ettiğini, daha sonra 18/04/2012 tarihinde 4.000,00 TL ödeme yaptıklarını, bakiye borcu ödemediklerini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, protokoldeki imzanın kendisine ait olduğunu, protokol gereği davacının kendisine ait Menar Malatya İl Temsilciliğini ve eşi …’a ait Menar Osmaniye İl Temsilciği ile …Şubesindeki hisselerini kendisine ve kardeşi …’e devir yükümlülüğü altına girmesine rağmen protokolün imzalanmasından sonra davacının ediminini yerine getirmediğini, Menar Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile görüşülmesi üzerine davacının devir yetkisi olmadığını öğrendiklerini, şirketin talebi ile doğrudan şirket ile anlaştıklarını, davacı edimini yerine getirmediğinden alacağın dayanağı belgenin karşılıksız kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davacı ile abisi …’ün imzaladığı protokol gereği davacının kendisine ait Menar Malatya İl Temsilciliğini ve eşi …’a ait Menar Osmaniye İl Temsilciği ile …Şubesindeki hisselerini …’e devir yükümlülüğü altına girmesine rağmen protokolün imzalanmasından sonra davacının edimini yerine getirmediğini, Menar Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile görüşülmesi üzerine davacının devir yetkisi olmadığını öğrendiklerini, şirketin talebi ile doğrudan şirket ile anlaşıldığını, ağabeyinin Menar Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. yeniden anlaşma yapıp isim hakkını almak için binlerce lira harcamak zorunda kaldığını, protokoldeki imza kendisine ait olmakla birlikte sözleşmenin tarafı değil tanığı olduğunu, sözleşme ile devir borcu altına girenin davacı, ödeme borcu altına girenin davacı … ile dava dışı kardeşi … olduğunu, ptotokol gereği hiçbir borç altına girmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı … ve … yapılan protokolün isim hakkı devrine yönelik olduğunu, davacının da bu devri yapması için yetkisi olmadığı savunmasında bulunmuş olsa da vergi kayıtları incelendiğinde davaya konu protokolden sonra protokole konu yerlerde davacı ve dava dışı …’ın faaliyetine son verdikleri aynı adreste protokoldeki anlaşmaya uygun şekilde davalıların kardeşi olan dava dışı …’ün faaliyete başladığı anlaşılmakla taraflar arasındaki protokolün işletme devrine yönelik olduğu kanaatine varıldığı, davalı davacının isim hakkı devri yetkisini olmadığını bilmediği sonradan öğrendiği savunmasında bulunmuş olsa da aynı gün (31/12/2011 tarihinde) davacının Menar Danışmanlık ile temsilcilik sözleşmesini iptal ettiği, davalı … ün aynı gün Menar danışmanlık şirketi ile temsilcilik sözleşmesi yapıldığı anlaşılmış olup davalının davacının isim hakkı devrine yönelik yetkisinin olmadığını bildiği kanaatine varıldığı, davalı … sözleşmede tanık olarak imza attığı yönünde savunmada bulunmuş olsa da protokolde Ali’nin isim ve imzasının altında tanık ibaresinin yer almadığı ve ödeme belgelerinde …’ün banka hesabından da ödeme yapıldığı anlaşılmış olup …’ün de bedeli ödeme yükümlülüğünü üstlendiği kanaatine varıldığı, yapılan ödemelerin düşülmesi ile davacının 15.389,31 TL asıl alacak, 211,60 TL işlemiş faize, karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 798,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.