Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/1386 E. 2007/1224 K. 10.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1386
KARAR NO : 2007/1224
KARAR TARİHİ : 10.04.2007

MAHKEMESİ : Hatay İcra Mahkemesi

Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Hatay İcra Mahkemesinin 26.01.2004 tarihli ve 2001/1142 esas ve 2004/165 sayılı kararın infazı sırasında, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun’un 340. maddesi uyarınca 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 02.06.2005 tarihli ve 2001/1142-2004/165 sayılı ek kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 08.03.2007 gün ve 12154 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 27.03.2007 gün ve K.Y.B.2007/50810 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, hükmün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi 1. fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…..”, yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 11.maddesi ile İİK’nun 340.maddesindeki eylemin müeyyidesi 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1. fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın
./..
2007/1386-1224 Sh.2

24.maddesine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının yazılı emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Hatay İcra Mahkemesinin 2001/1142-2004/165 sayılı ek kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’in 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7.,5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 1 ay karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00.YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 600.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 10.4.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.