YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/970
KARAR NO : 2006/1065
KARAR TARİHİ : 20.02.2006
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1483 parsel sayılı 15700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hali araziden açmak suretiyle 10 yıldır zilyet edilmesi nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin … mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu Bakırköy İlçesinin …Köyünün … mevkiindeki 1483 numaralı parsel zilyedi yararına mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği belirtilmek sureti ile Hazine adına tespit edilmiştir. Parselin tespitine askı ilan süresi içerisinde davacının babası … ve …’den olma … tarafından yapılan itiraz Kadastro Komisyonunun 9.1.1970 tarihli kararı ile reddedilmiş, bu karar muterize usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresinde muteriz tarafından dava açılmamıştır. Tutanağa itiraz etmeyen … oğlu …den olma …, 1.3.1979 tanzim ve havale tarihli dilekçe ile mahkemeye müracaat ederek tespitin iptalini ve taşınmazın adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Tutanağa itiraz eden …, davacının babası olup 10.1.1981 tarihinde vefat etmiştir. Ölüm tarihi itibariyle davacının muterizin mirasçısı sıfatı ile dava açması gibi bir durum söz konusu değildir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre askı ilan süresi içerisinde tutanağa itiraz etmeyen kişinin doğrudan dava açması mümkün bulunmamaktadır. Tutanağa itiraz eden kişiler tarafından usulüne uygun olarak açılmış bir davanın varlığı halinde bu davaya katılarak talepte bulunmaları söz konusu olabilir. Davacı tarafından askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmediğine, tutanağa itiraz edenler tarafından da süresinde dava açılmadığına göre tutanak davacı yönünden kesinleşmiş bulunmaktadır. Kesinleşmiş tutanaklara karşı açılan davalara Kadastro Mahkemesinde bakılması mümkün değildir. Tutanakların kesinleşmesinden sonra açılan davalara Genel Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekir. Bir başka ifade ile bu tür olaylarda davaya bakma görevi Kadastro Mahkemesi değil Genel Hukuk Mahkemesidir. Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her safhasında mahkemece re’sen nazara alınması gerekir. Bu nedenle mahkemenin görevsizliğine, mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli hukuk mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…