Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2005/13718 E. 2006/1124 K. 23.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13718
KARAR NO : 2006/1124
KARAR TARİHİ : 23.02.2006

Mahkemesi :Kadastro Mahkemesi
Nosu :2004/16-52
Müdahil : …

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 101 ada 15 ve 106 ada 132 parsel sayılı 7142.08 ve 19914.09 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü …, 103 ada 66 parsel sayılı 5340.06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz öncesinde …’in 20 yılı aşkın süreyle zilyetliğinde olmakla birlikte 1980 yılında zilyetliğin terkedilmiş olması ve ham toprak vasfıyla Hazine, 131 ada 271 parsel sayılı 3013.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz öncesinde …’in 20 yılı aşkın süreyle zilyetliğinde olmakla birlikte 1980 yılında zilyetliğin terkedilmiş olması ve ham toprak vasfıyla Hazine, 131 ada 516 parsel sayılı 11281726.87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki hali arazi vasıflı yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı …, 106 ada 132 parselin … … mirasçıları adına, davacı … 101 ada 15 ve 106 ada 132 parseller ile 131 ada 516 parselin bir kısmının … mirasçıları adına, davacı … … 131 ada 516 parselin bir kısmının adına, davacılar …,… ve … ile … …, 131 ada 516 parselin bir kısmının adlarına, davacı …, 103 ada 66 ve 131 ada 271 parseller ile 131 ada 516 parselin bir kısmının adına, davacı … …, 131 ada 516 parselin bir kısmının … … mirasçıları adlarına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında …, 103 ada 66 parselin adına tescili istemiyle bu parselle ilgili davaya katılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; 101 ada 15 parselin … mirasçıları ve müşterekleri, 103 ada 66 parselin … mirasçıları, 106 ada 132 parselin … … mirasçıları, 131 ada 271 parselin … mirasçıları, 131 ada 516 parselin 26.9.2005 tarihli fen bilirkişi raporunun (1) numaralı krokisinde “A” ile gösterilen kısmının … … mirasçıları, “B” ile gösterilen kısmının … mirasçıları, 11 numaralı krokide “A” ile gösterilen kısmının 1/2 hisselerle … ve … …, (10) numaralı krokide “A” ile gösterilen ./…

2005/13718-2006/1124 SH.2

kısmın … mirasçıları ve 131 ada 516 parselin bakiye kısmının tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava ve temyize konu 103 ada 66 numaralı parselin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilenler yararına gerçekleştiği, mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi tanık anlatımı ve uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kroki ve raporla belirlendiğine göre Hazine’nin 103 ada 66 numaralı parsele ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-Hazine’nin 101 ada 15, 106 ada 132 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince; dava ve temyize konu 101 ada 15 ve 106 ada 132 numaralı parseller ölü olduğu belirtilmek suretiyle … mirasçıları adına tesbit edilmiş ve bu parsellere … … mirasçıları ile … tarafından itiraz edilip dava açılmıştır. Hazine’nin bu parsellere yönelik usulüne uygun olarak açılmış bir davası bulunmadığı gibi adı geçen şahıslar tarafından açılan davaya müdahil olarak da katılmamıştır. Kural olarak kararı ancak davanın tarafları temyiz edebilirler. Davanın tarafı olmayan kişi ve kuruluşların temyiz yetkisi bulunmamaktadır. Hazine 101 ada 15 ve 106 ada 132 sayılı parsellerle ilgili davada taraf olmadığına göre Hazine’nin bu parsellere ilişkin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
3-Hazine’nin 131 ada 271 numaralı parsele ilişkin temyizine gelince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre Hazine’nin bu parsele ilişkin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, bu parsel üzerinde yapılan keşif sırasında bilgisine başvurulan teknik ve uzman bilirkişiler taşınmazın 1/3 kısmının malik sıfatıyla tasarruf edildiğini, 2/3 kısmının ise kayalık ve taşlık olduğunu ve bu bölüm üzerinde herhangi bir tasarrufun bulunmadığını haber vermişlerdir. Mahkemece kullanılmayan ve taşlık olduğu bildirilen bölümün ifrazıyla bu bölümün Hazine adına, geri kalan kısmında davalı adına tesciline karar verilmesi gerekirken taşınmazın tamamının davalı adına tescili yolunda hüküm kurulması isabetsiz, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle bu parsele ilişkin hükmün bu nedenle BOZULMASINA,
4-Hazine’nin 131 ada 516 numaralı parsele ilişkin temyizine gelince; mahkemece davaya konu parselin kararda gösterilen bölümleri üzerinde zilyetleri yararına mülk edinme şartlarının gerçekleştiği ve taşınmazın tümüyle tarım arazisi niteliğinde bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; bu parselle ilgili olarak yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın başında icra edilen keşiflerde bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar parselin davaya konu bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu, öncesinin kamu orta malı mer’a niteliği taşımadığını ve davacıların tesbitten geriye doğru cereyan eden zilyetliklerinin aralıksız, çekişmesiz, malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süreye ulaştığını ifade etmişlerdir. Bilgisine başvurulan uzman ziraat mühendisi ise, taşınmazın üzerinde herhangi bir kültür bitkisinin ekili olmadığını, taşınmaz üzerindeki ıslah çalışmalarının tamamlanmadığını ve bu durum itibariyle arazi üzerinde tarımsal faaliyetin gerçekleştirilmesinin mümkün bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemece yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarıyla uzman bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmemiş, arazinin niteliğinin belirlenmesinde komşu parsel bilgilerinden yararlanılmamış, taşınmazın öncesinin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, bu tür yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği hususu yeterli şekilde araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ./…
2005/13718-2006/1124 SH.3

ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle 131 ada 516 numaralı parseli kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosyaya konulmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında varsa tarafların dayandığı kayıtlar uygulanıp kapsamları belirlenmeli, bu parselle ilgili olarak her davacının davaya konu ettiği bölümler üzerinde ayrı ayrı dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından davaya konu bölümlerin geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kamu orta malı mer’a veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyanın hangi tarihte başladığı ve ne zaman tamamlandığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, taşınmazın öncesinin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerinde yazılı şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususu saptanmalı, uzman ziraat ve orman mühendislerinden taşınmazın davaya konu her bölümüyle ilgili ayrı ayrı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz olduğu gibi 131 ada 516 numaralı parselle ilgili olarak … … tarafından usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı ve olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesinde belirtilen hallerde olmadığı halde taşınmazın bir bölümünün … … adına tesciline karar verilmiş bulunması da usul ve yasaya aykırı temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.