YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3046
KARAR NO : 2007/3492
KARAR TARİHİ : 03.10.2007
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/a maddesine aykırılık suçundan şüpheliler … ve … haklarında vuku bulan şikayet üzerine, söz konusu suça ilişkin olarak, İcra ve İflas Kanunu’nun 349.maddesi uyarınca şikayet dilekçesi ile İcra Mahkemesine müracaat edilmesi gerektiğinden bahisle, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.12.2006 tarihli ve 2006/45253-32387 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 16.02.2007 tarihli ve 2007/22 değişik iş sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığa isnat olunan suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/a maddesinde düzenlenmiş olup, aynı madde de 10 günden üç aya kadar hapis cezasının öngörüldüğü, yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasında yer alan “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesinde bakılır” hükmü karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, icra mahkemesine verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.05.2007 gün ve 26022 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 20.06.2007 gün ve 2007/109859 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanıklara isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 345/a.maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları 179.maddeye göre şirketin mevcudunun borçları karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını istemezlerse alacaklılardan birinin şikâyeti üzerine, on günden üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılacağının düzenlenmiş olması, yine anılan Kanun’un 349. maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesine verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanacağı hususu göz önüne alındığında, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Üsküdar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2007 tarihli ve 2007/22 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın yerel mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 3.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.