Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/2081 E. 2008/2886 K. 29.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2081
KARAR NO : 2008/2886
KARAR TARİHİ : 29.04.2008

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu …’ın 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, İzmir 2.İcra Mahkemesinin 27.03.2007 tarihli ve 2006/4190-2007/1304 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına,sanığın yasal süresi içerisinde usulüne uygun mal beyanında bulunduğundan bahisle beraatine ilişkin İzmir 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2007 tarihli ve 2007/398 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; “Mal beyanı olarak adıma kayıtlı herhangi bir menkul ve gayrimenkul envalim yoktur” şeklindeki 04.09.2006 tarihli mal beyanı dilekçesinde borçlu sanığın yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarının yer almadığı cihetle, usulüne uygun olmadığı gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 06.02.2008 gün ve 7317 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 03.03.2008 gün ve K.Y.B.2008/35132 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; Borçlu hakkında devam eden İzmir 4.İcra Müdürlüğünün 2006/3355 esas sayılı takip dosyasında, borçlu tarafından 04.09.2006 tarihinde mal beyanında bulunulduğu, ancak mal beyanı dilekçesinde İİK’nun 74.maddesine aykırı olarak yaşam tarzına göre geçim kaynakları ile borcun ne şekilde ödeneceğinin bildirilmediği bu haliyle mal beyanın geçersiz olduğu sanığa isnat edilen eylemin oluştuğu gözetilmeksizin, borçlunun disiplin hapsi ile cezalandırılmasına yönelik hükme yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, İzmir 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2007 gün ve 2007/398 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-c maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmayacak şekilde BOZULMASINA, “yargılamanın yenilenmesi yasağı” nedeniyle bozma kapsamı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasının gerekmediğine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2008 gününde oy birliği ile karar verildi.