YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8022
KARAR NO : 2022/8955
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.07.2021 tarih ve 2021/352 E. – 2021/530 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların davacı şirketin 2002-2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği ve denetim kurulu üyeliği yaptıklarını, görevlerinin sona erdiği 13.02.2004 tarihinde davacı şirket kasasının 339.729,88 TL açık verdiğini ve hatta şirket kasasında hiç nakit para bulunmadığını, bu durumdan davalıların sorumlu olduğunu, 26.06.2007 tarihli davacı şirket genel kurulunda davalılar aleyhine sorumluluk davası açılması konusunda karar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL zararın meydana geldiği tarihten itibaren faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 28.07.2008 tarihli dilekçesiyle dava değerini 339.726,88 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı …, 09.02.2004-13.02.2004 tarihleri arasında dört gün süre ile yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, bu süre içinde hiçbir aktif görevde bulunmadığını ve hatta davacı şirketin şirketler grubunda yer alan (Star medya grubundaki) işini kaybetmek korkusu ile bu görevi üstlendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, 25.03.2003-13.02.2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, kendisine teslim edilen kasa mevcudu olmadığını, hiçbir aktif görevde yer almadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; yönetim kurulu üyeleri …, …, … ile denetim kurulu üyesi … yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığının, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki illiyet bağının da kurulamadığı, kasa açığının davacı şirkete el koyma anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemenin bozmadan önceki kararında davalılardan … hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu anılan davalı yönünden, temyiz edilmemiş olması nedeniyle kesinleşmiştir. Bu husus davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan mahkemece davanın, … yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, 13.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.