YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6090
KARAR NO : 2009/9271
KARAR TARİHİ : 22.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (iş) Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından l.5.2006 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren 1.5.2006 tarihine kadar Esnaf sigortalılığı dışında kalan sürelerde tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkemece davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu süre dışında 01.04.1995-26.3.1997 ve 14.8.2001-1.5.2006 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve 1479 sayılı Yasa’ya tabi çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Yapılan incelemede davacının, ilk prim kesintisinin 30.3.1995 tarihinde yapıldığı, ilk prim kesinti tarihinden sonra prim kesintisinin olmadığı, ziraat odası kaydının 11.9.1965-26.3.1997 arası ile 14.08.2001 tarihi ve devamı şeklinde olduğu, tarımsal kooperatiflere üyeliğinin bulunmadığı, 2003 yılı ile 2005 yıllarında kadastrodan intikal ve mahkeme kararı ile edinmeden 52 dönüm 15 parça arazisinin olduğu, zabıta araştırması ve muhtarlık yazısından 52 dönüm arazi ektiği, tarımsal faaliyete ara vermediği, 18.09.1997- 31.07.1999, 01.02.2002 -30.06.2002, 01.12.2002-31.03.2003, 01.01.2004- 29.02.2004, 01.04.2006-30.04.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğu, ve 1998, 1999, 2000, 2002, 2003, 2004, 2006 yıllarında 1479 sayılı Yasa’ya tabi prim ödemelerinin bulunduğu, 25.3.1984-8.10.1986 ve 18.11.1987-26.3.1989 tarihlerinde muhtarlık faaliyetinde bulunduğu, Ziraat Bankasından 2002, 2003, 2006, 2007, 2008, yıllarında (DGD) tarımsal amaçlı zirai kredi aldığı görülmüştür.
Mahkemece tesis edilen sigortalılık başlangıç tarihinin 1.4.1995 olarak kabulü ile 1.4.1995-26.03.1997 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’nın tabi tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi doğru ise de, 18.09.1997-31.07.1999 tarihleri arasındaki uzun süreli 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının bitiminden sonra prim kesintisi bulunmadığı halde ziraat odası kaydına dayanılarak 14.08.2001-1.5.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.