YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4662
KARAR NO : 2009/28
KARAR TARİHİ : 19.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekilinin maliki olduğu araca, davalının maliki bulunduğu aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek, 4.500 YTL hasar bedeli ve 1.000 YTL değer kaybı olmak üzere toplam 5.500 YTL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, kusurun davacıda olduğunu, hasar miktarının da fahiş bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dosya kapsamına göre davanın kabulü ile, 5.500 YTL tazminatın, 17.8.2004 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, olayın meydana gelişi yönünden kaza tespit tutanağının esas alındığı anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağında, davalının geçme yasağı olan yerlerden geçilemez kuralını ihlal ettiğinin belirtilmesine karşı davalı tanıkları, yolun sağındaki bankette park halinde bulunan davacının sinyal vermeden aniden yola girip, karşı tarafa geçmek istediğini ifade etmişlerdir. Tanık ifadeleri ile kaza tespit tutanağı
içeriğindeki maddi olaya ilişkin belirleme arasında farklılık meydana gelmiş bu çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, tutanak mümzileri dinlendikten sonra, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Adli Tıp Kurumundan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin çelişkinin giderilmesi yönünde gerekçeli rapor alındıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda l nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.