YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10128
KARAR NO : 2009/7642
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Ocak 1995- Haziran 1999 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının davalı işveren…’na ait işyerinde 1995 yılı Ocak ayı ile 1999 yılı Haziran ayı arasında çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 4.5.1996-31.12.1997 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirilen süreler dışında devamlı çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, hizmet cetvelinde (1020948) sicil nolu davalı işyerinden 6.5.1996 tarihinde giriş ile 1996/2. döneminde 110 gün, 1996/3. döneminde 55 gün, 1997/1. döneminde 40 gün, 1997/2. döneminde 70 gün, 1.1.1998 tarihinde çıkışla 1998/1. döneminde 1 gün çalışması ile , (11034701) sicil nolu başka işyerinden 1.7.1998-13.11.1998 tarihleri arasında 91 gün, ve 1.8.1999-30.8.1999 tarihleri arasında 30 çalışmanın görüldüğü, işverence verilmiş ve süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiş dönem bordroları ile hizmet cetvelinde bildirilmiş olan sürelerde çalışmalarının geçtiği, davacı ve dava dışı …’ın taşeron, davalının da müteahhit sıfatıyla taraf oldukları 5.1.1996 tarihinde yapılan sözleşmeye göre, müteahhidin yaptığı binaların ahşap doğrama işleri yapılmasının kararlaştırıldığı, söz konusu işle ilgili 20.1.1996 tarihli 10 milyon TL. 17.2.1996 tarihli 20 milyon TL, 3.2.1996 tarihli 10 milyon TL, 23.3.1996 tarihli 16 milyon TL, 16.3.1996 tarihli 14 milyon TL, 11.5.1996 tarihli 30 milyon TL, 13.4.1996 tarihli 10 milyon TL, 8.6.1996 tarihli 27 milyon TL, 25.5.1996 tarihli 23 milyon TL, 6.7.1996 tarihli 15 milyon TL, 22.6.1996 tarihli 16 milyon TL toplam 11 adet olmak üzere davacı imzalı ve iki tanesinde de davacı ve dava dışı … imzalı ödeme faturalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Hukuku’na ilişkin bu tür davalarda talep değerlendirilirken gerçeğin bulunması asıldır. Davacı kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiştir. Bu yönü ile davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/8. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tesbit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere yönetmelikle tesbit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi veya dönem bordrosu) verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık- seçiktir.
Ancak sözü edilen belgelerin verilmemiş olması halinde ise, davacının kesintisiz çalışma iddiasının bulunması ve başka işyerlerinden birden fazla işe giriş ve çıkış olduğunda, çıkış tarihi ile tekrar giriş tarihi arasında 5 yıldan fazla süre geçmemiş ise çalışmanın usulünce tanık beyanları ile ispat edilmiş olması şartıyla hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Somut olayda davacının davalı işyerinde 6.5.1996 tarihinde işe başlayıp 1.1.1998 tarihinde işten ayrıldığı ve (11034701) sigorta sicil numaralı başka bir işyerinden 1.7.1998-13.11.1998 tarihleri arasında, (11063993) sigorta sicil numaralı başka bir işyerinden de 1.8.1999-31.8.1999 tarihleri arasında işe giriş-çıkışının olduğu, yabancı işyerlerinden işten çıktıktan sonra 5 yıl içerisinde tekrar davalı işyerinden herhangi bir çalışmasının bildirilmediğinden dolayı, davacının 1.7.1998 tarihinden sonraki döneme ilişkin talebi hak düşürücü süreye uğramaktadır.
Öte yandan bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunlara destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgesi verilmeden aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Dinlenen bordrolu tanıklar davacının 1995-1999 yılları arası hizmet aktine dayalı çalışmasını doğrulamışlardır. Her ne kadar davacının işe giriş bildirgesi düzenlenip kuruma bildirilmemiş ise de; 6.5.1996 tarihinden önceki devamlılık arzeden çalışması ve 1.1.1998-30.6.1998 tarihleri arasındaki çalışması kayıtlı tanık beyanıyla ispatlanmış olmakla, bu dönemin hak düşürücü süreye uğradığını ileri sürmek mümkün değildir, çünkü çalışması sürekli olup usulünce de ispatlanmıştır.
Mahkemece 1.7.1998 tarihinden sonraki dönem yönünden verilen red kararı yerinde ise de; 1.1.1995-6.5.1996 ve 1.1.1998-30.6.1998 tarihleri arası dönemin reddi yanlıştır.
Yapılacak iş; davacının davalı işverene ait iş yerinde 1.1.1995 ile 31.12.1997 ve 1.1.1998-30.6.1998 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden … yükletilmesine, 02.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.