Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6923 E. 2023/356 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6923
KARAR NO : 2023/356
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 28.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; birden fazla kişi tarafından yağma ve var olan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak yağma suçu isnadıyla 16.06.2015 tarihinde tutuklandığını, 08.01.2016 tarihinde tahliye edildiğini, … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2017 tarihli 2015/303 Esas, 2017/174 Karar sayılı kararı ile davacının beraatine karar verilerek hükmün 28.06.2017 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin haksız olarak tutuklu kaldığı süre içeresinde mahrum kaldığı geliri,cezaevinde yaptığı masraflar ile yakınlarının cezaevi ziyaretine geliş-gidişleri sebebi ile yapmış oldukları masrafların ve davacının tutuklanmadan önce çektiği kredinin aylık ödemelerini tutukluluk süresince ödeyemediği için fazladan yapmış olduğu 3.000,00 TL ödeme ve hakkında tutuklama kararı verilmesine neden olan … Keleş’ten alacağı olan 15.000,00 TL’yi alamadığını, ceza davasında yargılanırken avukat yardımından yararlandığı için avukatlık ücreti ödediğini belirterek şimdilik 25.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 22.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu ve davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.

3. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/51 Esas, 2019/39 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/941 Esas 2019/889 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacının temyiz talebinin kabulü ile hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının tutuklu kaldığı süre boyunca cezaevinde yaptığı masraflar ile yakınlarının cezaevi ziyaretine geliş-gidişleri sebebi ile yapmış oldukları masrafların ve davacının tutuklanmadan önce çektiği kredinin aylık ödemelerini tutukluluk süresince ödeyemediği için 3.000,00 TL tutarındaki faize ilişkin ödemenin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte yağma ve var olan suç görgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak yağma suçlarını işlediği iddiasıyla 16.06.2015 tarihinde … 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 2015/559 sayılı sorgu kararı ile tutuklandığı, … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/303 esas sayılı dosyasında yapılan 08.01.2016 tarihli duruşmada tahliye edildiği, yapılan yargılama sonucunda 16.06.2017 tarihinde beraatine karar verildiği ve beraat kararının 28.06.2017 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin CMK’nın 141. maddesi kapsamında tazminat davası açtığı; bu haliyle davanın CMK’nın 142/1. maddesindeki süre içerisinde açılmış olduğunun anlaşıldığı, yine davacının oturduğu yer adresinin mahkemenin yargı çevresinde bulunan … ilçesi olduğu görülmekle mahkemenin CMK’nın 142/2. maddesinde belirtilen davaya bakmakla yetkili mahkeme olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin avukatlık ücret sözleşmesi yönünden talebinin, 2015 yılı AAÜT belirtilen miktar kadar olduğu, zaten bu miktar kadar vekalet ücretine ait olduğu dosyada karar verildiği, bu miktarı aşan kısım için de herhangi bir talep olmadığı, serbest meslek makbuzu da ibraz edilmediğinden talebin bu yönüyle reddine karar verildiği, davacının cezaevinde yapmış olduğu masraflar ve yakınlarının cezaevi ziyaretine geliş-gidişleri sebebi ile yapmış oldukları masraflar yönünden talebinin ise Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre CMK’nın 141. vd. belirtilen koruma tedbirleri nedeniyle verilecek olan maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğinden davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, davacının bankadan çektiği kredinin bir kısmını ödeyemediğini, sonradan ödemesi nedeni ile 3.000,00 TL fazla ödeme yaptığını, hakkında tutuklama kararı verilmesine neden olan … Keleş’ten alacağı olan 15.000,00 TL’yi de yaşanan bu süreç nedeniyle tahsil edemediği, uğradığı diğer maddi zararların tespit ve tazminine dair taleplerinin ise; koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasındaki maddi zararın konusunu talep sahibinin uğradığı kazanç kaybı oluşturduğu, kazanç kaybı da toplanan deliller ışığında davacının meslek ve gelir durumuna ilişkin olarak tespit edilen kazancı oluşturduğundan kredi ödemelerindeki gecikmelerden dolayı yapılan fazla ödemelerin bu kapsamda talep edilemeyeceği, kaldı ki bankanın gönderdiği cevabi yazıdan davacının bu borçlarını tutuklanmadan önce de düzenli şekilde ödemediği, eksik ödediğinin anlaşıldığı; yine davacının tutuklanması alacaklarının yasal vasıtalar vasıtasıyla tahsiline engel teşkil etmeyeceği gibi bu zarara ve diğer zararlarına ilişkin olarak süresinde herhangi bir belgede sunmaması ve bu zararların koruma tedbirlerinden kaynaklandığını ispat edememesi sebebiyle bu taleplerin de reddine karar verilmiştir.

Davacının tutuklu kaldığı sürede düzenli işinde çalışamaması nedeniyle uğradığı maddi kayıplar yönünden yapılan değerlendirme de, asgari ücretle işçi olarak çalıştığı anlaşılan davacının uygulanan koruma tedbiri nedeniyle kazanç kaybına uğradığı sabit olduğunun anlaşıldığı; maddi tazminat verilmesi gerektiği kanaatiyle denetime elverişli 18.01.2019 tarama tarihli bilirkişi raporunun; yapılan tespit ve incelemeler bölümünde 16.06.2015-07.01.2016 tarihlerine ilişkin olarak asgari ücret tutarı nazara alınarak 6.884,79 TL’lik maddi tazminat hesaplanmış ise de; bilirkişinin davacının zararının tamamını gün üzerinden hesap ettiği; oysa bu tür hesaplamada gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerden ayların tam ay olarak, artık günlerin ise, toplanmak suretiyle 30 güne tamamlanmak suretiyle ay olarak, gün sayıları toplandığında bu süreler 30 günden az ise gün olarak hesap edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin tamamı gün üzerinden hesap edilerek hatalı olarak 205 gün üzerinden hesaplama yapılarak 3 gün fazladan hesaplama yapıldığı; ancak bu sürenin 6 ay 22 gün olarak hesaplanmasının gerektiği anlaşıldığı, bu basit hata yeniden rapor alınmasını gerektirmediğinden bu hata düzeltilerek, gerekçesi açıklanan toplam 6.749,85 TL’lik maddi tazminatın ve 7.000,00 TL manevi tazminatın taleple de bağlı kalınarak tutukluluk başlangıç tarihi olan 16.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, kovuşturma sonucuna uygun olarak tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine yönelik oluşan kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunda bulunan taraf vekillerinin istinaf talebi yerinde görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2017 tarihli ve 2015/303 Esas, 2017/174 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olmak ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından dolayı yapılan soruşturma kapsamında davacının 16.06.2015 tarihinde nitelikli yağma suçundan tutuklandığı, 07.01.2016 tarihinde tahliye edildiği, … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2017 tarihli ve 2015/303 Esas, 2017/174 Karar sayılı kararı ile atılı suçlardan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.06.2017 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davacının 16.06.2015-07.01.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

2. Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesinde, davacının bankadan çektiği kredinin bir kısmını zamanında ödeyememesinden dolayı 3.000,00 TL faize ilişkin ödemenin, davacının cezaevinde yaptığı harcamalar ile cezaevi ziyaretçilerinin yol harcamaları ve benzeri giderlerinin, hakkında tutuklama kararı verilmesine neden olan … Keleş’ten alacağı olan 15.000,00TL’yi de yaşanan bu süreç nedeniyle tahsil edememesinden doğan zararının ve ceza yargılaması sırasında avukata ödenen vekalet ücretinin CMK’nın 141 vd. maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3 numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/941 E. 2019/889 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.