YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6781
KARAR NO : 2022/7397
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, adına kayıtlı 1617 ada, 10 ve 13 parsel sayılı taşınmazların tam, 11 parsel sayılı taşınmazın 6034/7200 payının Vakıflar Kanunu’nun geçici 11. maddesi gerekçe gösterilerek Vakıflar Genel Meclisi kararı ile davalı Vakıf adına tescil edildiğini, işlemin iptali için İdare Mahkemesinde açılan davanın kabul edilerek kesinleştiğini ve davalı adına yapılan tescilin yolsuz hale geldiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, dava konusu taşınmazların 1936 Beyannamesinde vakfa ait olduğunu, Vakıflar Genel Meclisi kararının idari bir işlem olduğunu, 31.12.1950 tarihli kadastro tespitinden beri taşınmazlarda malik sıfatıyla zilyetliğinin devam ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli ve 2014/102 E., 2020/361 K. sayılı kararıyla;dava konusu taşınmazların davalı Vakıf adına tesciline dayanak olan Vakıflar Genel Meclisinin kararının idari yargı kararı ile iptal edilerek kesinleştiği, iptal edilen idari işlemin sonucu olarak tescil edilen kayıtların da yolsuz tescil hükmünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalı vekili, dava konusu taşınmazların kök parseli 1617 ada 1 parsele ait 1936 Beyannamesi, 31.10.1950 tarihli kadastro tespit tutanağı ve İstanbul Vakıflar Başmüdürlüğünün 25 Mart 1958 tarihli yazısı ile müvekkili vakfın mülkiyet hakkını ve zilyetliğini ispat ettiğini, 1985 yılına gelindiğinde, Zeytinburnu Belediyesi tarafından haksız olarak kamulaştırma yapıldığını, Zeytinburnu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/ 273 Esas sayılı dosyasında Belediye adına tesciline karar verildiğini, kamulaştırma kararının iptali için açtıkları davanın İdare Mahkemesince reddedildiğini, bu ret kararının yargılamanın iadesi ile ortadan kaldırılması için 2019 yılında dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılması taleplerinin İlk Derece Mahkemesince reddedildiğini, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun geçici 11. maddesinin, ivazsız kamulaştırılan taşınmazları kapsamadığını, Vakıflar Meclisinin 07.10.2013 tarihli ve 513 sayılı kararı her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olsa da, iptal edilen idari işlemin öncesinde TMK’nın 713. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyetin iktisabına ilişkin gereken tüm şartların sağlanmış olduğunu, eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 08.12.2021 tarihli 2021/61 E., 2021/1706 K., sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazların kamulaştırma ile davacı İdare adına tescil edildiği, davalı Vakıf adına tescile dayanak olan Vakıflar Genel Meclisi kararının idari yargı kararı ile iptal edildiği, iptal nedeni ile tescil işleminin yolsuz hale geldiği, İstanbul 3. İdare Mahkemesi Başkanlığının 2019/2054 Esas sayılı kamulaştırma işlemine yönelik yargılamanın iadesi davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenmemesi ve tapu maliki davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”, 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”, 1024.maddenin 1. fıkrasında “Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz”, 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde olmasına, kararın dayanağı olan, (V/3.2) no.lu paragraftaki yasal ve hukuksal gerektirici nedenlere göre, Bölge Adliye Mahkemesince (IV/3.) no.lu paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, aşağıda yazılı 22.707.239,70 TL bakiye onama harcının davalıdan alınmasına 10.11.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.