Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5719 E. 2009/6225 K. 06.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5719
KARAR NO : 2009/6225
KARAR TARİHİ : 06.10.2009

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı aidat borcunun tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalının kooperatif genel kurulu kararına göre ödemesi gereken borcu ödemediğini, 3.120,00-YTL asıl alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının borçlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.200,00-YTL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden yasal faiz uygulanmasına, icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; kararı, davalı asil temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidat borcunun tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı tarafça kooperatif üyesi olmadığı savunulmuş, ancak mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuştur. Davaya konu alacağın, kooperatif aidat borcu ve bunun faizi olduğu iddia edilmektedir. Kooperatif üyeleri, genel kurul kararları ile belirlenmiş aidat ve giderler ile bunlara öngörülen gecikme faizinden sorumlu olup, üye olmaksızın kooperatiften konut satın alan kimselerin üye gibi sorumlu tutulması söz konusu değildir. Kooperatif üyesi olmayan kimseler, yalnızca yararlandığı iş ve hizmet bedellerinin kendi payına düşen miktarından ve genel hükümlere göre sorumlu tutulabilirler. Bu durumda, mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durularak, borç durumunun varılacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.