YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17813
KARAR NO : 2009/8023
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davac-karşı davalı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine,
Davalı-karşı davacı ise, işyerinde meydana gelen hasar ve zarar bedelinden 32.775-TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı-karşılık davalı … Kirazcı ve davacılar…, …, … vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının iş kazası sonucu % 34 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayda % 80 davalı işverenin sorumluluğunun bulunduğu, davacı işçininde % 20 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde, daha fazla manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken olayda yanarak sağ ve sol el parmaklarında ankiloz ve vücut yüzeyinin eller hariç %10 unu kapsayan hipertrofik skarlar meydana gelen davacı işçi yararına 9.000.00 TL, eşi Emine yararına 3.000.00 TL ve çocuklar yararına 1.200.00 er TL. tazminat takdir edilmiş olması isabetsizdir.
3- Karşı davada; işveren Lider Un Mamülleri Ltd. Şti. davalı işçiler … Kirazcı ve …’ün işyerinde yangın çıkararak zarara neden oldukları gerekçesi ile zararının tahsilini istemiştir.
Karşı dava yönünden davanın kabulü ile toplam 26.620,32 TL nın davacı ve karşı davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin zararın tesbitine ilişkin 2002/1799 D.İş sayılı tesbit dosyasında hasımsız olarak tesbit yapılmıştır. Davalıların tarafı olmadıkları tesbit dosyasında alınan bilirkişi raporu davalılar yönünden bağlayıcı nitelikte değildir.
Mahkemece tarafların ileri sürecekleri delilleri topladıktan sonra konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, kesin delil niteliğinde bulunmayan bilirkişi raporu esas almak suretiyle sonuca gidilmesi ve bu şekilde savunma hakkının da kısıtlanması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde; davacı-karşılık davalı ……. ile davacılar…, …, … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.