Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9133 E. 2022/13235 K. 13.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9133
KARAR NO : 2022/13235
KARAR TARİHİ : 13.12.2022

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı, icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (üçüncü kişi) davalılar … Tur. İnş. San. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile Kapı Kaya Tur. İnş. Kuy. Tek. Gıda Oto … El. İth. İhr. San. Ltd. Şti.’nin, 89/1 haciz ihbarnamelerine itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek davalıların, alacak tutarının %40’ından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerini talep ettiği, mahkemece; tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, kararın davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edildiği görülmektedir.
2004 sayılı İİK’nun 89. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; “Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir. Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4. fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur” hükmüne yer verilmiştir.
Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK.’nun 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir.

İİK’nun 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasında, ihbarnamenin tebliğ tarihi itibariyle, borçlunun, üçüncü kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olup olmadığı genel hükümler çerçevesinde belirlenir, diğer bir ifade ile anılan maddeye göre tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK.’nun 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.
Somut olayda, 89/1 haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği 25/05/2009 ve 03/06/2009 tarihlerinde kesinleşmiş muaccel bir alacak bulunmadığının anlaşılması karşısında, İİK’nun 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasında, tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK.’nun 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunlu olduğundan, mahkemece tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de;
6100 sayılı HMK’nın ”Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ”Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre hakim tarafların talepleri ile bağlı olup, bu talepten başka bir şeye karar veremez.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde alacaklı tarafından alacak tutarının %40’ından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi talep edildiği halde, mahkemece 89/1 haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı üzerinden tazminata hükmedilerek, mahkemece HMK’nın 26. maddesine aykırı şekilde talep aşılarak karar verilmesi de hatalıdır.
SONUÇ: Davalıların temyiz itirazlarının ayrı ayrı kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.