Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/4601 E. 2006/5789 K. 22.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4601
KARAR NO : 2006/5789
KARAR TARİHİ : 22.09.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2613 sayılı Yasaya göre yapılan kadastro sırasında 396 ada 14 parsel sayılı 23001 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına istinaden davalıların murisi adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen Hazine vekili, tapu kaydı, mahkeme ilamı ve men kararına dayanarak dava açmıştır. Yine aynı nedenlere dayanılarak Belediye Başkanlığının açtığı dava bu dava dosyası ile birleştirilmiştir. Yargılama sırasında … kendisinin de hissedar olduğuna, … tapu kaydına, … ile … taşınmazı davalı … ‘ndan satın aldıklarına dayanarak davaya katılmışlardır. 3402 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Hazinenin davasının kabulüne, diğer davacı ve müdahillerin davalarının reddine ve çekişmeli parselin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahiller … ve …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazinenin davasının kabulüne, hükmü temyiz eden müdahillerin davasının reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Hükmü temyiz eden müdahiller … ve … kadastro tesbitinden sonraki satın almaya dayanmışlardır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesi gereğince kadastro tesbitinden sonra doğan haklarla ilişkin uyuşmazlıklara Kadastro Mahkemesinde bakılamaz. Bu tür davaların Genel Hukuk Mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerekir. Müdahiller kadastro tesbitinden sonra doğan hakka dayandığına, mahkemede bu tür haklarla ilgili uyuşmazlıkları çözmeye görevli bulunmadığına göre adı geçenlerin talepleri yönünden mahkemenin görevsizliğine, mahkemenin görevsizliği sebebiyle dilekçenin reddine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekir. Mahkemece görev hususu nazara alınmadan ilgililer yönünden kesin hüküm oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.9.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.