Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12218 E. 2022/14286 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12218
KARAR NO : 2022/14286
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun imzaya itirazda bulunduğu, mahkemece itirazın reddine ve takibin devamı ile %20 tazminata ve %10 para cezasına hükmedildiği, davacı borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizce; 2014/924 E 2014/3884 K sayılı ilamı ile imzaya itirazın yanında sahtelik iddiasının da mevcut olduğu, bununla ilgili savcılık soruşturmasının devam etmesi nedeniyle mahkemece 6100 sayılı HMK’nun 209/1. maddesi uyarınca icra takibinin ceza soruşturması sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle mahkeme kararının bozulduğu, akabinde Mahkemece bozma kararına uyularak mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiği, iş bu karara karşı borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için, bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Hukuk Genel Kurulu’nun 24/05/2017 tarih ve 2017/2-1607 Esas, 2017/968 Karar sayılı kararı).
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, artık bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkemenin bozma ilamına uyulmasına karar vermesiyle, hükmü temyiz eden yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Bu durumda mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararı gereğince ceza soruşturması sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken; usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup mahkeme kararının tekrar bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Kabule göre de;
İmzaya itiraz davasında icra takibinde alacaklının feragat etmiş olması gerekçesi ile davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hüküm tesisi de isabetsizdir.
SONUÇ:
Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.