YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18226
KARAR NO : 2009/7586
KARAR TARİHİ : 01.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının iş kazası sonucu sürekli işgöremez duruma gelmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat davası takip edilmediğinden işlemden kaldırılmasına ve 40.000,00 TL manevi tazminat verilmesine hükmedilmiştir.
Davacı sigortalının % 19,2 oranında malul kaldığı iş kazasında sigortalının % 25 davalı işverenin % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 40,000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine,
“l-Maddi tazminatla ilgili dava takip edilmediğinden HUMK’nun 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına,
2-20,000.00 TL manevi tazminatın olay tarihi l.l2.2000 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
3-Alınması gereken 1.080,00 TL karar ve ilam harcından davacı taraftan peşin alınan 675,00 TL harcın indirilmesi ile kalan 405,00 TL harcın Hazine’ye gelir kaydına, davacıdan alınan 675,00 TL peşin harç ile 14,00 TL başvurma harcı toplamı 689,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat yönünden 2.300,00 TL nisbi avukatlık Ücretinin davalıdan alınarak davacıya, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden 2.300,00 TL avukatlık Ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.108,00 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre takdiren 443,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 77,50 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre takdiren 46,50 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 1.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.