YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5197
KARAR NO : 2009/6606
KARAR TARİHİ : 15.10.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 125 ada 357 parsel sayılı 17505,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğu ve davalı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Karar tarihinden sonra dosya içerisine getirtilen belgelerden, taşınmazın bulunduğu bölgede 1962 yılında Toprak Tevzi Komisyonunca çalışma yapıldığı, taşınmazların belirtmelik tutanaklarının düzenlendiği ve haritaya bağlandığı, tevzii çalışmaları sonunda Hazine adına da çekişmeli taşınmaza revizyon gören tapu kaydının oluştuğu, çekişmeli taşınmaza ait olduğu belirtilen 48 nolu tevzii parseline 1937 tarih ve 227 tahrir nolu vergi kaydının uygulandığı, ayrıca komşu parsellerin de tapu kaydına dayanılarak tespit edildikleri anlaşılmaktadır. Ne var ki, Mahkemece belirtilen kayıtlar getirtilerek, yöntemine uygun olarak uygulanmak suretiyle kapsamları belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, yansız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları huzuruyla taşınmazın başında keşif yapılmalı, belirtmelik tutanakları ve haritası, Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı, belirtmelik tutanağında 48 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydı, mera norm kararı ve haritası ve varsa tarafların dayanağı olan diğer belgeler uygulanıp taşınmazın konumu ve mera tahsis kaydı kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, çekişmeli taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunca nasıl bir işleme tabi tutulduğu belirlenmeli, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin kamu orta malı mera niteliğinde bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin kayıtlara uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye Toprak Tevzi paftası ve kadastro paftası çakıştırılmak sureti ile uygulanan kayıtların kapsamını ve konumunu belirtir, keşfi takibe imkân verir kroki düzenlettirilmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46/1. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hakkında tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.