YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6184
KARAR NO : 2008/7805
KARAR TARİHİ : 04.12.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Yargılama sırasında öldüğü anlaşılan davacılardan …’ın mirasçılarından … Onat’ın usulüne uygun şekilde davaya dahil edilerek dava şartlarından olan taraf teşkilinin sağlanması gerektiği gibi, uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Yasası’ nın 30/2. maddesi uyarınca çözümlenmesi gerektiği de gözönüne alınarak kadastro tutanağında söz edilen Kasım 1309 tarih 45 nolu tapu kaydı ile intikali olan Şubat 1934 tarih 41 nolu kaydın ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilerek kalan 2/3 payın kim adına kayıtlı olduğunun belirlenmesi, tapu kayıtlarının gereği gibi yerine uygulanarak aidiyet ve kapsamlarının saptanması, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, kim ya da kimlerin zilyet oldukları, davalı …’ın dedesi tarafından imar-ihya sonucu elde edilen bir yer olup olmadığı, davacıların miras bırakanlarından kalması ve davalı …’ın zilyet olması halinde zilyetliğinin kendi adına mı yoksa davacılar adına kiracılık sıfatı ile sürdürülen bir zilyetlik mi olduğu, zilyetliğinin süresi ve sürdürülüş biçimi, taşınmazın gelir ve mahsulatından davacılara pay verilip, verilmediği hususlarının olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanması, kiracılık sıfatını kanıtlama yükümlülüğünün davacı tarafa düştüğünün gözönünde bulundurulması, taşınmaza uygunluğu saptanan 809 tahrir nolu vergi kaydının maliki … ile davacılar arasında akdi ya da irsi ilişki bulunup bulunmadığının bilirkişi ve tanıklardan sorulup açıklığa kavuşturulması, mahkemece gerçek hak sahibinin belirlenmesi yönünden lüzum görülecek delillerin re’sen toplanması, gerektiğinde komşu parsellerin malikleri ya da zilyetlerinin açıklanan hususlarla ilgili olarak tanık sıfatı ile bilgilerine başvurulması; katılanların temyiz yoluna başvurmamaları sonucu aleyhlerinde verilen hükmün kesinleştiği de gözönüne alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği”ne değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve müşterekleri vekili ile davalı … … mirasçıları … ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 04.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.