YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3562
KARAR NO : 2007/3505
KARAR TARİHİ : 03.10.2007
MAHKEMESİ : Bolu 2. İcra Mahkemesi
Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık …’un 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca 20 güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Bolu 2.İcra Mahkemesinin 28.06.2006 tarihli ve 2006/917 esas ve 2006/1150 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi,
Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 31/05/2007 gün ve 28698 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 01/08/2007 gün ve K.Y.B.2007/136603 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Her ne kadar mahkeme karar başlığında suç tarihi 28.04.2005 olarak gösterilmiş ise de; Nafaka borcunu ödememek suçu, suç tarihi şikayet tarihinden bir ay öncesindeki cari nafaka borcunun doğduğu tarihtir. Somut olayda, şikayetin 28.4.2006 tarihinde yapılmış olması karşısında suç tarihinin alacağın muaccel olduğu 28.03.2006 olarak kabulü gerekir.
Diğer taraftan İİK’nun 344.maddesinde nafaka borcunu ödememe eylemi üç aya kadar tazyik hapsi cezası ile yaptırım altına alınmış iken mahkemece yirmi güne kadar tazyik hapsine karar verilmesi doğru değilse de bu husus kanun yararına bozma istemi olarak gösterilmemiştir. Kanun yararına bozma istemi ile bağlılık kuralı gereğince bu konuda bir düşünce belirtilmesine gerek görülmemiştir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.