YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6123
KARAR NO : 2023/15
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/228 E., 2021/173 K. Birl. Dava 2004/534 E.
DAVA TARİHİ : 19.08.2004
HÜKÜM/KARAR : Asıl Dava Kabul, Birleşen Dava Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin eski yöneticilerinden olan davalının haksız ve usulsüz olarak davacı kooperatife kendi sigorta primini ödetmek suretiyle zarar verdiğini ileri sürerek ödenen bedelin zararın meydana geldiği tarihten itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların hesapta yeterli para bulunduğu halde SSK işsizlik bedeli, vergi stopaj ve fon paylarını zamanında ödemeyerek müvekkil kooperatife zarar verdiklerini ileri sürerek zararın meydana geldiği tarihten itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
2. Birleşen davada davalılar …, …, … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yönetimde bulundukları süreçte genel kurulca verilen görevleri Kooperatifler Kanunu’na uygun olarak yaptıklarını savunarak davanın reddini talep etmiş, davalı … cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.10.2015 tarihli 2004/533 E., 2015/243 K. sayılı kararı ile; davacı kooperatifin üyelerinden düzenli olarak aidat tahsilatı yaptığı ve yeterli bakiyesi bulunduğu halde davalıların vergi ve SGK borçlarını vadesinde ödemeyerek faiz ve gecikme zammı ödemesi yapılmasına sebebiyet vermek suretiyle kooperatifi zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 12.06.2018 tarihli 2016/609 E., 2018/3658 K. sayılı ilamı ile; hem asıl hem de birleşen dosyalarda HMK’nın 297/2 maddesine uygun şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken ”davanın kabulüne” şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
1. Asıl dava yönünden; davalının davacı kooperatif yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı dönemde kooperatifte kendisini işçi olarak göstererek kooperatif gelirlerinden sigorta primlerini ödetmek suretiyle kooperatifi zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. Birleşen dava yönünden; davacı kooperatifin üyelerinden düzenli olarak aidat tahsilatı yaptığı ve yeterli bakiyesi bulunduğu halde vergi ve SGK borçları vadesinde ödenmeyerek faiz ve gecikme zammı ödemesi yapılmasına sebebiyet verilmek suretiyle kooperatifin zarara uğradığı, davalı … dışındaki diğer davalıların zararın oluştuğu dönemde yönetim kurulu başkanı ve üyeleri olduğu gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı … zararın oluştuğu dönemde yönetim kurulunda yer almadığından davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın tam kabulü gerekirken aksine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı … yönünden davanın reddedilmesinin hukuka uygun olmadığını, bu davalının da sorumluluğunun olduğunu, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davacı kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların kooperatifi zarara uğratmaları nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 56 ncı maddesi ile 98 inci maddesi atfıyla dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 336 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 3 üncü maddesi 2 nci fıkrası ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece uyulan bozma ilamına ilamı doğrultusunda her bir dava için ayrı ayrı hüküm kurularak asıl dava yönünden davanın kabulüne, birleşen dava yönünden davalı … dışındaki davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Birleşen davada davalı … zararın oluştuğu dönemde kooperatif yönetiminde yer almadığı, zarara sebebiyet veren işlemlerin ve ödemelerin yapılmasına herhangi bir yetkisi ve dahli bulunmadığı, diğer davalılar yönünden vergi ve SGK ödemelerinin süresinde yapılmaması nedeniyle ödenmek zorunda kalınan faiz ve gecikme zammına ilişkin oluşan zararı her bir vergi ve SGK ödemesi için ayrı ayrı vade ve ödeme tarihi itibarıyla hesaplayan yeterli ve denetime elverişli bilirkişi raporunu doğrultusunda karar verildiği, birleşen davada davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesinin sebebi ile diğer davalılar yönünden kısmen reddedilen davanın red sebebi farklı olduğundan AAÜT’nin 3/2 maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edildiği anlaşılmakla mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.