Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/2079 E. 2006/2496 K. 03.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2079
KARAR NO : 2006/2496
KARAR TARİHİ : 03.04.2006

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ada 8 parsel sayılı 15793.27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve arkadaşları adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içerisinde taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tesbit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya kamu orta malı mer’a vasfında olan taşınmazlardan bulunmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilenler yararına gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş isede; değerlendirme, dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz kadastro tespiti sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tespit edilmiş; Hazine, taşınmazın kamu orta malı mer’a olduğundan bahisle dava açmıştır. Çekişmeli taşınmazın kadim köy mer’ası niteliğindeki 10 numaralı parselin tam ortasında yer aldığı, bir başka ifade ile dört tarafının mer’a ile çevrili bulunduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dört tarafı kamu orta malı mer’a ile çevrili olan taşınmazın öncesinin mer’a olup mer’a dan sökülmek sureti ile tarla haline getirildiğinin kabulü zorunludur. Herne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 30 yılı aşkın süredir davalı tarafça tarla olarak kullanıldığını bildirmiş ve mahkemece bu beyanlara değer verilerek hüküm kurulmuş isede; eylemli duruma ve arazinin konumuna uymayan bu bilgilere değer verilerek hüküm kurulması isabetli değildir. Hal böyle olunca; Hazinenin davasının kabulüne, tespitin iptaline ve taşınmazın mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilerek hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.