Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3720 E. 2007/3517 K. 03.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3720
KARAR NO : 2007/3517
KARAR TARİHİ : 03.10.2007

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonucunda, ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığından bahisle, sanığın beraatine dair Hatay İcra Mahkemesinin 26.02.2007 tarihli ve 2006/522 esas, 2007/336 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın iptaline, sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin Hatay Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2007 tarihli ve 2007/458 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, ödeme emri tebligatının sanığın çalıştığı kuruma çıkarıldığı, sanığın polis memuru olması nedeniyle içine serbestçe girilemeyen resmi bir kurumda bulunduğu, bu nedenle tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısım amirinin temin edeceği, bunlar tarafından muhatap bulundurulmaz veya tebellüğden kaçınırsa yahut da diğer bir sebeple tebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğin o yeri idare edene veya muhatabın bulunduğu kısmın amirine yapılması gerektiği hususunun, Tebligat Kanunu’nun 18.ve Tebligat Tüzüğü’nün 24.maddesinde belirtilmesine rağmen bu yöntem izlenmeden borçlu sanık adına çıkarılan ödeme emrinin “Nöbetçi polis memuru …’a”şerhiyle tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gibi duruşma gününü bildiren davetiyenin de benzer şekilde usulsüz olarak tebliğ edildiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 06.07.2007 gün ve 36216 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 09.8.2007 gün ve K.Y.B.2007/162854 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında Hatay 1.İcra Müdürlüğünün 2006/764 esas sayılı dosyası ile yapılan takipte ödeme emrinin tebliği amacıyla 20.03.2006 tarihinde, tebligat memuru tarafından borçlu sanığın çalıştığı Hatay Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğüne gidildiğinde, borçlunun “… çarşıya gittiğinden aynı konutta birlikte sürekli çalışan ehliyetli-yetkili polis memuru … imzasına teslim edildi.” şeklinde şerh düşülüp imzası alınmakla tebliğ edildiği dikkate alındığında tebligatta bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar tebliğnamede, tebliğin Tebligat Kanunu’nun 18 ve Tebligat Tüzüğünün 24. maddesindeki yöntem izlenmeden borçlu sanığın çalıştığı birimdeki nöbetçi polis memuruna tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu belirtilerek kanun yararına bozma isteminde bulunulmuş ise de; Tebligat Kanunu’nun 18. maddesi “Tebliğ yapılacak şahıs otel, hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu gibi içine serbestçe girilemeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunuyorsa, tebliğin yapılması o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğ kendilerine yapılır.” şeklinde düzenlendiği ve borçlu sanığın da Hatay Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğünde çalıştığı gözetildiğinde, tebligatın Tebligat Kanunu’nun 18. maddesine uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini kabul etmek mümkün değildir. Zira anılan kanunun 18. maddesinde bir kısım kurumlar ismen belirtildikten sonra “gibi” denilmek suretiyle tadadi olarak sayılmadığı kabul edilmekle birlikte cümlenin devamında “…içine serbestçe girilemeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunuyorsa…” şeklindeki düzenlemeden Hatay Emniyet Müdürlüğü Konuma Şube Müdürlüğünün içine serbestçe girilemeyen bir yer olduğundan, bu yerde çalışan görevlinin de kolayca bulunamayacağından söz edilemez. Dolayısıyla aynı işyerinde sürekli birlikte çalıştığı nöbetçi polis memuruna yapılan tebligat usulüne uygun olup, itiraz merciince verilen kararda bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun Yararına Bozma istemine atfen düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 3.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.