Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/439 E. 2006/5190 K. 04.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/439
KARAR NO : 2006/5190
KARAR TARİHİ : 04.07.2006

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … hakkındaki yargılama sırasında, İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1.maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İnegöl İcra Mahkemesinin 02.06.2005 tarihli ve 2005/473-745 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Bursa 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2005 tarihli ve 2005/352 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi,
Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7.maddesinin başlığı, 5349 sayılı Kanun’la “Hafif hapis veya hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” olarak değiştirilerek, aynı maddenin 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” hükmüne yer verildiği, yine 01.06.2005 tarihli Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun’unda bir kısım suçların cezai yaptırımı tazyik hapsine, 337.maddesinden kaynaklanan eylemin yaptırımı ise disiplin hapsine dönüştürülmüş olması sebebiyle, 5326 sayılı Kabahatlar Kanunu’nun 24, 5252 sayılı Kanun’un 9/3 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2.maddeleri hükümleri gözetilmek suretiyle öncelikle lehe Kanun’un tespit edilerek mahkemesince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.12.2005 gün ve 53004 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 05.01.2006 gün ve Y.E.2005/218117 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür….” , Yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak
./…

SH:2
2006/439-5190

yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK.nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 337.maddesindeki eylemin müeyyidesi 10 gün disiplin hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddelerine göre müeyyidenin idari para cezası olarak belirlenmesi gerektiğinden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının Yazılı Emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve Kanun’a aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Bursa 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2005 gün ve 2005/352 müteferrik sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’ın 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7., 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 10 gün karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 4.7.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.