YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1988
KARAR NO : 2006/2642
KARAR TARİHİ : 07.04.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 119 ada 2 parsel sayılı 90601.24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde taşınmazın dilekçelerine ekli (A) bölümünün vergi kaydı miktar fazlası ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin teknik bilirkişiler … ve … ’nın raporlarında (H) harfi ile gösterdikleri 40969.75 metrekarelik bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmasına, teknik bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen 9.6.2005 tarihli kroki ve raporda “F” harfiyle gösterilen, kayalık ve taşlık olduğu belirlenen 1878.65 metrekarelik bölüm üzerinde temyiz edenler yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği belirlendiğinden davalıların parselin bu bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu kısmının ONANMASINA,
2-Davalıların Hazine adına tescile karar verilen parselin diğer bölümlerine ilişkin temyizlerine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı ve zilyetleri yararına mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilerek Hazine’nin talebinin kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Yukarıda tarih ve numarası belirtilen krokide kırmızıyla taranan “A”, “B” ve “H” harfleriyle gösterilen bölümlerin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davalıların dayanağını oluşturan vergi kayıtlarının bu parsele ait olup, kayıtların … hudutlu bulunması nedeniyle gayri sabit nitelikli olduğu ve taşınmaz üzerinde kadastro tesbitinden geriye doğru aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla cereyan eden davalılar zilyetliğinin 20 yılı aşkın süreye ulaştığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi tanık anlatımı ve uzman bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık vergi kaydı miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilip edilemeyeceği konusundadır. Yukarıda da belirtildiği üzere vergi kaydı genişletilebilir hudutlu olup taşınmazın batısında üçüncü şahıslar tarafından sürülüp ekilen tepenin bulunduğu belirtilmiştir. Uygulanan vergi kayıtlarında veya eylemli durumda zilyetlikle iktisabı mümkün bulunmayan mer’a, otlak, yaylak, harman yeri gibi yerlerin olmadığı ve zilyetlikle iktisabı mümkün olan … hududunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Vergi kayıtları gayri sabit hudutlu olmakla beraber kayıt miktar fazlası zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden bulunduğuna ve miktar fazlası üzerinde davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartları gerçekleştiğine göre Hazine’nin taşınmazın krokide “F” harfiyle gösterilen bölüm dışındaki talebinin reddine, parselin geri kalan kısmının tesbitte olduğu gibi davalılar adına tapuya ve tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 7.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.