YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31076
KARAR NO : 2023/545
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü, 62 nci ve 50 inci maddeleri uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suç işleme kastının olmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, temyiz kapsamı dışında kalan mağdur … ile … adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinden tanışarak arkadaş olduğu, bir süre sonra mağdura ulaşamayan sanığın mağdurun eşi olan katılan …’ün telefon numarasına ulaşarak bu numarayı birden çok kez aramak suretiyle
üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediğinin, katılanın aşamalarda değişmeyen kendi içerisinde tutarlı anlatımı, sanığın dolaylı kabul içeren savunması ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Dosya içerisinde mevcut HTS kayıtları, sanığın dolaylı kabul içeren savunması ile katılanın aşamalarda değişmeyen anlatımları karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Yönlerden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “Hükme bağlanmış.” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “Basit yargılama usulü.” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.