YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17753
KARAR NO : 2023/919
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B- Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2012 tarihli ve 2012/42 Esas, 2012/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
C- Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2013 tarihli ve 2013/136 Esas, 2013/116 Karar sayılı kararı ile sanığın denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci fıkrası uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 08.11.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
D. Sanığın denetim süresi içinde 15.02.2015 tarihinde işlediği hakaret suçundan Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.11.2015 tarihli ve 2015/498 Esas, 2015/1367 Karar sayılı mahkûmiyet kararının ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/188 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yargılamada basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği araştırma yapılmaması nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışma sırasında içerisinde sanığın ve temyiz dışı sanıklar …. ve ….’in bulunduğu …..plakalı aracın durdurulduğu, usulüne uygun yapılan aramada sanık …’in sol cebinden içerisinde üç adet fişek tabir edilen gazete kağıdına sarılı İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığının 05.10.2012 tarihli raporu ile esrar maddesi içeren kenevir bitkilerinin bulunduğu poşeti ayağının dibine attığı, ayrıca yine sanık …’in üzerinde bir adet gazete kağıdına sarılı esrar maddesinin ele geçirildiği, yine aracın arka sol koltuk altında sanık Kudret’e ait beyaz naylon poşet içerisinde olay tarihi itibarıyla yapılan ölçümde 428 gram ağırlığında esrar ön maddesi olan kenevir bitkilerinin ele geçirildiği, araçta bulunanların uyuşturucu madde kullanıp kullanmadıklarının tespiti amacıyla kan ve tükürük örneklerinin alınarak İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığına gönderildiği, düzenlenen 07.09.2012 tarihli raporda sanığın kan veya tükürükte herhangi bir uyuşturucu madde bulunduğunun tespit edilemediği, sanığın kolluk ifadesinde ele geçen maddelerin kendisine ait olmadığını belirttiği ancak mahkeme huzurunda alınan savunmasında araçta bulunanlar ile kendisinin de esrar kullandığını beyan ettiği bu şekilde mahkemece eyleminin sübuta erdiği kabul edilerek hakkında atılı suçtan 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükmün kesinleşmesi üzerine infaza verildiği ancak denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeni ile evrakların iade edildiği, bu kapsamda denetime uymadığı dikkate alınarak sanığın durumu yeniden değerlendirilerek, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, sanığın denetim süresi içinde hakaret suçunu işlediği gerekçesiyle hüküm açıklanarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Dosya kapsamına göre; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığının 07.09.2012 tarihli raporuna göre kan, tükürük ve tırnak incelenmesinde uyuşturucu madde kullandığı saptanmayan sanığın, soyut beyanı dışında atılı suçu işlediğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli delil olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/188 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.