YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2184
KARAR NO : 2008/2933
KARAR TARİHİ : 29.04.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 444 ve 445 parsel sayılı 5143.47 ve 6215.45 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisi … … adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde satın alma yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar …, … …, …, …, … …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parsellerin davalıların müşterek murisleri … … tarafından davacıya satıldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, bu kabul eksik incelemeye dayalıdır. Çekişmeli parseller davalıların murisi … oğlu … … adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı …, … ’in oğlu … …’in karısıdır. Davalılardan , … ve …, davacının kocası … … ile diğer davalılar … ve … aleyhine Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin meni ve tespit davası açmışlar ve yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve davacıların paylarına vaki davalılar …, … ve …’in müdahalelerinin önlenmesine karar verilmiş, karar 18.09.2000 tarihinde taşınmazların kadastro tespitlerinden önce kesinleşmiştir. Mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinin ilamı taşınmaza gereği gibi uygulanmamış, tespite aykırı sonuca varılmasına rağmen tespit bilirkişilerinin beyanlarına başvurularak, aykırılığın giderilmesine de çalışılmamıştır. Taşınmazların davacıya satıldığına ilişkin beyanlar soyut olup maddi olaylara dayalı değildir. Taşınmazların Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan ilamı kapsamında kalması halinde davada taraf olmadığından mahkemenin kabulü gibi davacı aleyhine kesin hüküm oluşturmaz ise de, hayatın olağan akışına göre aynı çatı altında birlikte oturan davacının böyle bir davanın varlığından haberdar olacağı da kuşkusuzdur. Davacı kocası hakkındaki davaya taşınmazın kendisi tarafından satın alındığı iddiası ile karşı çıkmamıştır. Somut olayda, Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı davacı aleyhine güçlü delil oluşturur. Bu nedenlerle yeniden keşif yapılarak Asliye Hukuk Mahkemesinin meni müdahale ilamı gereği gibi mahalline uygulanmalı, kapsamı belirlenmeli, taşınmazların ilam kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde davacı aleyhine güçlü delil oluşturduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmelidir. Taşınmazların ilam kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların davalıların murisi … … tarafından davacıya satılıp satılmadığı, zilyetliğin devredilip devredilmediği maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilmeli, gerektiğinde beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve uygulama ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.