Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/19077 E. 2009/9987 K. 29.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19077
KARAR NO : 2009/9987
KARAR TARİHİ : 29.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, meydana gelen olayda davalı işverenin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar vermiştir.
16.10.2003 tarihinde maydana gelen iş kazası sonucu %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, davalı işyerinde 01.03.2002 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, olay tarihindeki görevinin üretme şefliği olduğu, görevi olmamasına karşılık görev kağıdı imzalattırılıp şöför olarak görevlendirilerek iş yerine ait kamyonet ile granür (ham madde ) götürmesi talep edildiği, davacının şöför olarak kullandığı araç ile seyir halinde iken meydana gelen kaza sonucu maluliyete uğradığı, trafik kaza tutanağında tam kusurlu olduğunun belirtildiği, dosyadaki mevcut kusur raporlarından da davacının %100 kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.
İnsan yaşamının kutsallığı çercevesinde işverenin işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu iş Kanunuununn 77. Maddesinin açık buyruğudur.
Hükme dayanak alınan kusur raporlarının yetersiz kişilerce düzenlendiği, İş Kanununun 77. Maddesinin öngördüğü koşullar gözönünde tutularak iş yerinin niteliğine ve işçinin çalışma konusuna göre iş yerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, bunlara işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenerek kusurun aideyeti ve oranının, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur rkaporunun İş kanunununn 77. Maddesinin öngördüğü koşulları içermediği ve hükme asas alınacak nitelikte olmadığı açıktır.
Bilirkişilerin meydana gelen trafik kazasındaki kusura ve özellikle görev kağıdını imzalayan davacının şöförlüğü ve görevi kabul etmesinden yola çıkarak kusur oranını belirledikleri işverenin bu konudaki ihmalinin gözardı edildiği davacının işyerindeki görevini üretim şefliği olduğunun dikkate alınmadığının, bu şekildeki görev dışı bir görevlendirmenin işvereni sorumluluktan kurtarmayacağı, aksi takdirde görevlendirme adı altındaki konusu dışındaki çalışma şeklinin işçi tarafından kabul edilmesine dayanılarak işverenin her zaman kusursuzluğuna dolayısıyla sorumsuzluğuna gidilebileceği bununda sosyal güvenlik ilkeleri ile bağdaşmayacağı ortadadır.
Yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişelere yukarıdaki açıklamalar ve kazanın oluşumundaki tüm diğer olgular itibariyle yeniden kusur ropuru aldırmak, alınan raporun olaya uygunluğunun denetlemek ve sonucuna göre davacının istemi hakkında bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulunmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.