YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10660
KARAR NO : 2009/7873
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 13.09.1982-14.12.1983 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun tespitine aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 13.9.1982-14.12.1983 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 13.9.1982-14.12.1983 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının, 10.9.1996 tarihli giriş bildirgesine istinaden, bildirgede vergi kaydının 09.06.1981 tarihinde başladığı şerhedildiğinden vergi kaydı esas alınarak 20.4.1982 tarihi itibariyle … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 9.6.1981-13.9.1982 tarihleri arasında ve 15.8.1996 tarihinden beri devam eden vergi kaydının, 18.6.1981-14.12.1983 tarihleri arasında ve 11.8.1987 tarihinden beri devam eden oda kaydının , 10.8.1987 tarihinden beri de sicil kaydının bulunduğu , Kurumca vergi kaydının 13.09.1982 tarihinde son bulduğunun öğrenilmesi üzerine sigortalılığının 13.09.1982 tarihinde terkin edilip oda kaydı esas alınarak yeniden 10.08.1987 tarihinde başlatıldığı, davacının 20.4.1982-13.9.1982 ve 10.8.1987 tarihinden beri devam eder şekilde Bağ Kur sigortalısı olarak kabul edildiği, pirim ödemelerine ilişkin bir bilginin dosyada bulunmadığı davacının 13.09.1982-14.12.1983 tarihleri arasında sigortalılık şartlarını taşımadığı anlaşılmaktadır.
Davacının 10.9.1996 tarihinde Kurum’a ulaşan giriş bildirgesiyle vergi kaydına göre tescili yapıldığına ve davacının 13.09.1982-14.12.1983 tarihleri arasında vergi kaydı bulunmaması nedeniyle siortalılık şartlarını taşımamasına göre artık 20.4.1982 ve 22.3.1985 tarihlerindeki yasa değişiklilerinin bu değişliklerden önceki mevzuata göre sigortalılık koşulları olan sigortalıların durumunda değişiklik yapamayacağı gerekçesiyle istemin kabulü yerinde değildir.
Mahkemece, davacının prim ödeme cetveli getirtilerek davacının 13.9.1982-14.12.1983 tarihleri arasındaki uyuşmazlık konusu dönemin primlerin ödeyip ödemediği ödemiş ise ne zaman ödendiğinin kurumdan sorularak, sonucuna göre değerlendirme yapılmak, daha açık bir anlatımla, eğer davalı kurum geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi veya bir kısmını kapsar şekilde) prim tahsil etmiş ve uzun süre bu primleri kullanmış ise, daha sonra davacının sigortalılığının iptal edilmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından, geçmişe yönelik prim tahsil edilen dönemlerin kapsadığı süreler yönünden istemin kabulüne, açıklandığı şekilde davacı tarafından yapılan pirim ödemesinin bulunmadığı durumda ise davanın reddine karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 4.6.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.