YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2766
KARAR NO : 2009/153
KARAR TARİHİ : 22.01.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalı şirkete kasko sigortalı … plakalı aracın park halinde bulunduğu yerde hasarlandığını ve davalı şirketin hasar tutarını ödemediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 3.082,63 YTL tazminatın muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, sigorta poliçesinde mürtehin olan bankanın muvafakatinin alınmadığını ve dava konusu kazanın beyan edilen yerde ve şartlarda meydana gelemeyeceğini ileri sürüp, hasar miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 3.050,00 YTL tazminatın 06.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinden kasko sigorta sözleşmesine dayanarak talepte bulunmuştur. Davacıya ait araç kasko sigorta poliçesine göre, Türkiye Garanti Bankası, İzmir Pınarbaşı Şubesine rehinlidir. Sigortalı araç üzerinde rehin … bulunan dava dışı bankanın, aracın hasara uğraması halinde tazminat talep … bulunduğu kuşkusuzdur.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır. Mahkemece, bu muvafakatin olup olmadığının araştırılması, bankanın muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 22.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.