Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/6442 E. 2023/407 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6442
KARAR NO : 2023/407
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Muhafızın görevini kötüye kullanması
HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle
atılı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2011 tarihli ve 2011/34942 Soruşturma, 2011/16912 Esas, 2011/8456 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında muhafızın görevini kötüye kullanması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 295 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.12.2011 tarihli ve 2011/399 Esas, 2011/1704 sayılı Kararı ile sanık hakkında muhafızın görevini kötüye kullanması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın ise 27.03.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3.Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2014/897 Esas, 2015/33 sayılı Kararı ile sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince dosyanın ele alınması için ihbarda bulunulduğu, bunun üzerine dosyayı ele alan mahkemece 02.06.2015 tarihli ve 2015/218 Esas, 2015/376 sayılı Karar ile sanık hakkındaki hükmün açıklanarak sanığın muhafızın görevini kötüye kullanması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, 26.06.2015 havale tarihli temyiz dilekçesi ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, suç işleme kastının bulunmadığını ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamından; olay tarihinde Sincan Cezaevinde tutuklu olarak bulunan …’ın, rahatsızlığı sebebiyle sevk edildiği Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Polikliniği yoğun bakım servisinde yattığı sırada yanında görevli olarak bulunan sanığın görev esnasında uyuduğu ve ismi geçen tutuklunun firar ettiği somut olayda; sanık hakkında üzerine atılı suçtan kamu davası açıldığı ve cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesi’nin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarih, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/218 Esas, 2015/376 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.