YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11622
KARAR NO : 2023/20
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1751 E., 2022/1486 K.
DAVA TARİHİ : 19.02.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/68 E., 2020/211 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yurtdışında geçirdiği süreleri borçlanarak ve emekliliğine yetecek olan 3600 gün karşılığı bedeli ödeyerek 12.10.2009 tarihinde emeklilik için başvuru yaptığını, 01.11.2009 tarihinden itibaren de davacıya emekli aylığı bağlandığını, ancak kurum tarafından daha sonra limited şirket ortaklığı ve şirketin prim borçlarının bulunması nedeniyle emekli aylığının 24.05.2011 tarihinde iptal edildiğini, ödenen aylıkların iadesi amacıyla … 17. İcra Müdürlüğünün 2011/1826 E.sayılı dosyasından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz ettiklerini, itirazın iptali amacıyla … 2. İş Mahkemesinin 2013/267 E.sayılı dosyasından açılan davanın derdest olduğunu, davacının emeklilik için müracaat ettiğinde şirket ortaklığının bulunmadığını, Bağ-Kur kapsamında da çalışmadığını, emeklilik işlemlerinin kurum tarafından yapıldığını, bu nedenle davacının Fransa’da çalıştığı döneme ait hizmetlerinin yurda dönüş yaptıktan sonra birleştirilmesi için yaptığı yasal müracaat çerçevesinde kendisine bağlanan yaşlılık aylığının iptaline dair işlemin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum işleminin yasaya uygun olduğunu, davacının limited şirketi ortağı olması nedeniyle emekli maaşının kesilmesi işleminin 1479 sayılı Yasanın 25. maddesi, 5510 sayılı Yasanın 9. maddesi ile 2013/11 sayılı Genelgenin 3.Kısım 3.Bölümünde düzenlenen hükümler gereğince gerçekleştirildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının yaşlılık aylığı bağlama şartlarının 506 sayılı Yasa değil, 1479 sayılı Yasa çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, tahsis talep tarihinde davacıya 506 sayılı Yasa kapsamında 01.11.2009 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının durdurulması işleminin yasaya uygun olduğu” gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yaşlılık aylığının 4-a (SSK) kapsamında bağlanmasındaki kusurun tamamen davalı Kuruma ait olduğunu, davacının önce emekli edilerek, sonrasında hatalı şekilde emekli edildiğinin tespitiyle ödenen yaşlılık aylıklarının geri istenilmesinin hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile … 17. İş Mahkemesi’nin 18.09.2020 tarihli, 2018/68 Esas – 2020/211 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Fransa’da çalıştığı döneme ait hizmetlerinin, yurda dönüş yaptıktan sonra birleştirilmesi için yaptığı yasal müracaat çerçevesinde kendisine bağlanan yaşlılık aylığının iptaline dair kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1- 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 79. maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasının 3. maddesi “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa Sosyal Güvenlik Kurumuna, Türkiye’de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar” hükmünü içerirken, 17.07.2019 tarihli 7186 sayılı Yasanın 8. maddesiyle getirilen değişiklik ile “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.” olarak düzenlendiği,
2- 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 79. Maddesiyle 3201 sayılı Yasanın 5. maddesine 4. fıkra hükmü olarak eklenen ek fıkra ile de; “Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” hükmü getirilmiş, 7186 sayılı Yasanın 10. Maddesiyle getirilen değişik ile; “Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
3- Anılan 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasa ile, 3201 sayılı Yasada yapılan değişiklikler ve getirilen ek düzenlemelere birlikte bakıldığında; başvurulacak kuruluşların belirlenmesinde, eski 3. maddede öngörülen değişik hallerden tümüyle vazgeçilmiş ve sadece Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği öngörülmüştür. Anılan düzenlemeyle, Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması bulunmayan kişilerin, 3201 sayılı Yasaya dayalı borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasanın 4/1-b kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerekecektir. 3201 sayılı Yasada, 17.07.2019 tarih ve 7186 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası ise yurtdışı borçlanma 4/1-b ye göre geçerli sayılacaktır.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 79. Maddesiyle 3201 sayılı Yasanın 5. maddesine 4. fıkra hükmü olarak eklenen ek fıkra hükmü gereğince davacının borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre Kurumca borçlanmaların 4/1-b kapsamında değerlendirilerek bağlanan yaşlılık aylığının durdurulması işleminin yasaya uygun olduğu anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verild
…