Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/6512 E. 2023/515 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6512
KARAR NO : 2023/515
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2013 tarihli ve 2012/7861 Soruşturma, 2013/1688 Esas, 2013/797 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2015 tarihli ve 2014/745 Esas, 2015/272 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 04.03.2015 havale tarihli temyiz dilekçesi ile ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan eşi …’e vasi olarak atandığı, … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.05.2011 tarihli, 2010/453 Esas ve 2011/428 sayılı Kararı ile eşi hakkında verilen adli para cezası kararının kendisine ulaşmadığı, bir akrabasının haber vermesi üzerine karardan haberdar olduğu, bunun üzerine karara karşı kanun yoluna başvurduğu, suç kastının olmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamından; … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.06.2011 tarihli ve 2011/276 Esas, 2011/585 sayılı Kararı ile ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan …’in kısıtlandığı ve sanık …’in, eşi olan …’e vasi olarak atandığı, … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.05.2011 tarihli, 2010/453 Esas ve 2011/428 sayılı Kararı ile …’in kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın … vasisi olan sanık …’e tebliğ edilmesine karşın sanık tarafından temyiz edilmemesi üzerine … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.05.2011 tarihli, 2010/453 Esas ve 2011/428 sayılı Kararının kesinleşerek infaz edilebilir hâle gelmesine neden olduğu, bu nedenle sanığın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 403 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere; “… vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü” olduğu halde bu görevini yerine getirmeyerek … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararını yasal süre içerisinde temyiz etmemek suretiyle …’in mağduriyetine neden olduğu ve kamu görevi niteliğindeki vasilik görevini ihmal ettiği, netice olarak sanık hakkında üzerine atılı suçtan kamu davası açıldığı ve cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, mahkeme tarafından vasi olarak görevlendirilen ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamına girmeyen sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren temyize konu görevi kötüye kullanma suçunda 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2015 tarihli ve 2014/745 Esas, 2015/272 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.