YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11957
KARAR NO : 2022/16691
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No :
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum vekili ve davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince davacı Kurum ve davalı … İnş. San. Ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum ve davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumda 4 4120 08 08 1154315 034 30 7703 sayılı dosyada işlem gören işyeri sigortalılarından … …’ ın 13/04/2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonrası vefat ettiğini, hak sahiplerine 152.285,53.-TL peşin değerli gelir bağlandığını, iş kazasının kalıp montajı yapılırken kolon yapımında kullanılan demir blokun müteveffanın üzerine düşmesi sonucu meydana geldiğini, … Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 24/09/2014 tarih ve İNC/20 sayılı raporda her iki davalının da müştereken ve müteselsilen kazadan sorumlu olduklarının tespit edildiğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere kurum zararının şimdilik 30.457,11.-TL sinin onay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 25.08.2020 günlü dilekçe ile; talebini 137.056,98 TL olarak ıslah etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … … Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalı arasında herhangi bir alt-üst işveren ilişkisinin bulunmadığını, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasındaki … sözleşmesi uyarınca kazanın oluşumunda diğer davalı işveren ile kazalı işçinin kusurunun bulunduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
DAvacının davasının kabulü ile; İlk peşin sermaye değeri yönünden 137.056,98 TL nin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma ödenmesine, karar verildi.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Anadolu 29. İş Mahkemesi’nin 25/09/2020 tarihli, 2018/247 Esas – 2020/395 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı Kurum vekilinin ve davalı … … Sanayi ve Ticaret A.. vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı Yasa’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verildi.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Kurum vekili tarafından; İlk derece mahkemesince tarafların kusur aidiyetinin yeterince incelenmediği, eksik araştırma sonucu karar verildiği, kazalıya atfedilen kusur oranının fahiş olduğu, davalıların tam (%100) kusuru üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, alınan raporlara yönelik itirazlarının değerlendirmeye alınmadığı, İstinaf mahkemesinin de yerel mahkemenin kararını usule ve yasaya uygun bularak istinaf taleplerinin reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.
Davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından; müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Ülkemizde T.C. Devletine karşı 15.07.2016 tarihinde yapılan ve bastırılan darbe teşebbüsü sonrasında 20.7.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesinde aynen;
“Madde 16- (1) 20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17.08.2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15.8.2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(2) 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına re’sen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(3) 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re’sen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/08/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.
(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz.” hükmü getirilmiştir.
Dosya kapsamında, davalı konumunda yer alan … … San. ve Tic. A.Ş.’nin, Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılan veya elkoyulan şirket veya şahıs işletmesi olup olmadığı araştırılmaksızın, Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
O hâlde, davacı Kurum vekili ve davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34.. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı sair hususlar incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.