Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7704 E. 2022/14143 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7704
KARAR NO : 2022/14143
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair borca itiraz nedenlerinin yanı sıra, bononun tanzim tarihinde tahrifat yapıldığını ve senedin kambiyo vasfı bulunmadığını iddia ederek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak, tanzim tarihinde tahrifat yapıldığı, tahrifattan önceki hali esas alındığında bononun kambiyo vasfının olmadığının tespit edildiği belirtilerek şikayetin kabulüne, takibin iptaline, koşulları bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun, mahkemeye sunduğu beyanlarda senedi 2019 yılında tanzim ettiğini ikrar ettiği, tahrifat iddiasının iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle alacaklının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK’nın 776/f maddesi uyarınca bonolarda tanzim edildiği gün ve yerin yazılması zorunludur. Yine aynı Kanun’un 778. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun’un 703/c maddesi gereğince bononun vade tarihinin “keşide gününden muayyen bir müddet sonraya” ait bulunması zorunludur. Aksi takdirde dayanak belge kambiyo senedi vasfını taşımaz. Ancak bu tarihin gerçeğe uygun olması gerekmez (Prof. Dr. Hayri Domaniç TTK. Şerhi- Kıymetli Evrak Hukuku ve Uygulaması, Sayfa 413). Önemli olan düzenleme tarihinin bulunması olup, düzenlendiği tarihten önce veya sonraki bir tarihi taşıyan bono geçerlidir. Düzenleme tarihi, ister bononun düzenlendiği sırada ileri bir tarihi göstermiş olsun ister alacaklı tarafından sonradan yazılmış bulunsun bononun niteliklerini etkilemeyip kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılmasına engel teşkil etmez.
Somut olayda mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile dayanak bononun 01.09.2020 olan tanzim tarihinin yıl hanesinin son iki rakamı değiştirilerek 01.09.2019 haline dönüştürüldüğünün tespit edildiği ve yapılan değişikliğin yanında düzenleyenin imza veya parafının bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda tahrifat öncesi tanzim tarihinin geçerli olduğunun kabulü gerekir. 01.07.2020 olan vade tarihinin tahrifat öncesi tanzim tarihinden önce olduğu anlaşıldığından ve dolayısıyla senedin kambiyo vasfı bulunmadığından ilk derece mahkemesince İİK’nın 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar vermesi isabetli olmuştur.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun mezkur beyanlarından senedin tanzim tarihinin 2019 yılı olduğunun ikrar edildiğinden bahisle tahrifat iddiasının ileri sürülemeyeceği nedeniyle alacaklının istinaf başvurusu kabul edilmiş ise de Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre senedin kambiyo vasfına haiz olup olmadığı belirlenirken şekli inceleme yapılması gerektiği, bononun TTK’da düzenlenen şekli unsurları taşımasının yeterli olduğu, yukarıda açıkladığımız üzere tanzim tarihinin gerçeği yansıtmasının şart olmadığı, TTK’nun 780/2-f maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanan aynı Kanun’un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin de mümkün olduğu, alacaklının bonoyu tedavüle çıkarırken düzenleme tarihini doldurabileceği, bu kısmın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının, İİK’nun 169/a-1.maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiği göz önüne alındığında alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesis edilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 28/02/2022 tarih ve 2021/212 E- 2022/648 K sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2022 gününde oy birliği ile karar verildi.